0

Fazıl Say

Çocukken TRT’ de pazar günleri “Pazar Konseri” diye bir program vardı. Benim yaşımda olanlar – burada yaşımın önemi yok- mutlaka hatırlayacaktır. İşkence gibiydi! Bir sonraki programda çok cazip değildi belki ama pazar konseri de çocuk halimizle gerçekten çekilmezdi. Yıllar geçtikçe müzik zevklerim değişti. Kulağım evrildi diyebilirim. Yazı yazarken, evde iş yaparken usulcacık çalan klasik müzik beni mutlu etti. Vivaldi’ nin neşeli tınıları, Mozart’ ın iddialı notaları ruh halimi belirledi. Bazen bahar, bazen kış. İsimlerini çok aklımda tutamasam da -ah gitgide zayiflayan hafızam- duyunca mutlu olduğum melodilerin sahiplerine ilgim arttı.

İşte bunu bilen sevgili arkadaşım, iş yerinde içilen kahvelerin muhabbetli yanı @feraye_gulum bana Fazıl Say’ ın Çocuklar İçin albümünü hediye etti. Dinlemek için epey bekledim. Sıradan bir zamana, araya dereye sıkıştırmadım:) Ama gelin görün ki pek hayal ettiğim gibi çıkmadı. Kısacık parçalar, araya giren ve sürekli açıklama yapan bir ses! Oysa ben akıp giden, bir ilkbahar sabahı tek başıma yürüdüğüm çiçekli bir yol hayal etmiştim… Hatta Defne ile bol bol dinleriz dedim ama iki kez dinleyip kapak tasarımına bayıldığım için rafta görseli kalacak şekilde yerini aldı. Acaba dinleyip benim gibi düşünen ya da beğenen var mı?