0

Necip Fazıl…

 

DSC_2103Necip Fazıl’ın seveni kadar sevmeyeni de çok. Ama edebiyatseverlerin yadsıyamayacağı bir gerçek varsa o da dilinin güzelliği,üslubun inceliği,anlatımın zarifliği. Kitabını severek bir solukta okudum. Sesleri,renkleri hissettim. Kitabın konusu herkese hitap etmeyebilir ama bazı noktaları özellikle dikkatimi çekti paylaşmak istiyorum.

*Kitap Necip Fazıl’ın hac notlarını ve Türkiye’de yaptığı gezi notlarını anlatıyor. Hacca giderken Türk hacıları hakkında yazdıkları o günden bugüne yani 1973’de 2015’e değişen hiç bir şey olmaması ne acı!

*Suudi Arabistan hükumetine beslediği sempati şaşırtmadı desem yalan olur,kendi inancına ters olduğunu uzun uzun anlatmasına rağmen.

*O yıllarda hacca giden thy uçağının da rötar yapması bugünde rötar olayını aşamamış thy için beni güldürmedi desem yalan olur:)

*Ve hostes kıyafetleri. Necip Fazıl esefle Cidde’ye giden uçaktaki hosteslerin hacıları taşımasına rağmen mini mini etekler giymelerini esefle kaleme alırken bugün kırmızı ruj tartışması yapıyor olmamız da bence ironi.

*Necip Fazıl mürşidim dediği hocasının kabrini ziyaret için Van’a ardından Şemdinli’ye yol olmayan yollardan ne zorluklarla geçtiğini uzun uzun,tatlı tatlı anlatmış. Katlandığı zorlukları acı bir tebessümle okuyorum çünkü bugün o coğrafyada yollar var ama mayınlı,dağlar ulaşılabilir ama tekinsiz. Ne acı değil mi?

Not: Necip Fazıl’ı ilk kez okudum ve gerçekten çok sevdim. En kısa zamanda başka bir kitabını daha okumak için sabırsızlanıyorum. Kesinlikle tavsiye ediyorum.

Reklamlar
0

En Para&Babil

DSC_1740

Şimdi bu yıl iki muhteşem tatil planım var ya,belki ilerleyen günlerde bunlara bir kaç tane daha kaçamak eklerim ya,güneş yüzünü gösterdi,ramazanı hayırlısıyla atlattık,sağlığımız da çok şükür yerinde ya…Hah,işte bu aşamada ben de bir keyif bir keyif ha bire kitap listeleri yapıyorum.Onu şurada bunu burada okurum diye hayal kuruyordum ki koca adam bana enpara.com un harika kampanyasından bahsetti.Kaçırdığım haziran ayına üzülsem de temmuz ve ağustos için hala fırsat var deyip tutuşturdum eline bir liste:)

DSC_1739

Efendim kampanya nedir diyenler için kısaca anlatayım; 01 Haziran-31 Ağustos tarihleri arasında encardınızla babil.com dan yüz liraya kadar olan alışverişinizin yarısı hediye!Her ay kitap için belli bir bütçe ayırıyorsanız,tatil için de henüz kitap almadıysanız mutlaka bir göz atın derim!

Hadi ben kaçtım daha ağustos listesi yapiciiim:)

Not:İkinci fotoğrafta en üstteki kitap babil.com un hediyesi.Valla beni tavladılar:)

Not 2:Kitap ayracı koleksiyonuma yeni ciciler de yollamışlar,babil.com kalp ben…

0

Arayı Çok Açınca

Yazmak şu hayatta okumaktan sonra en büyük keyfim.Hatta hangisi birinci sırada bazen ben de bilmiyorum.Zaten bu yüzden yaşadıklarımı bu dijital günlükte paylaşıyorum:)Ah bir de güzel fotoğraf çekebilsem,teknolojiden anlasam!Neyse yazının konusu bu değil.Buralara uğramayalı epey oldu.Ki hiç böyle olmasını istemediğim halde.Ramazandı,işti,evdi derken yine ipin ucunu kaçırdım.Neyse ki önümde güzel tatil planları,bir kaç gündür “aylardan yaz” dedirten bir güneş ve okunacak onlarca kitap var.

DSC_1706

İnstagramdan beni takip edenler varsa bilir,geçenlerde iftarı beklerken okuduğum bir kitaptan bahsetmiştim.Evet sabah-akşam serviste okuma fırsatı bulduğum saatlere bir de iftarı beklediğim zamanlar eklendi.Tabi evde yemek varsa,ütüler yapıldıysa ve Emre babasıyla parka/dedeye gittiyse.Yani öyle her zaman olan bir durum değil:)

İşte bu kitapta yine bu zamanlarda bitti.Kitap yaklaşık 300 sayfa ama kalın bir punto – idefix editörü gibi oldum- ile yazılmış.Ve neredeyse tüm kitap boyunca aynı şey anlatılıyor.Benim bilmediğim bir konu değil “çocuğa sınır koymak”.Ama burada vurgulanan,üç yüz sayfa boyunca anlatılan kararlı olmak,vazgeçmemek ve çocukla iletişim halinde olan herkesin aynı tavrı koruması.Tutarlı olmak ki söz konusu Emre olunca bu benim en çok zorlandığım konu maalesef.

Kitabın içeriği nasıl derseniz;televizyonda bir program vardı sanırım Trt’de -televizyon izlemeyeli bir yılı geçmiş!!!- ,Dadı diye. Hah o programı hatırladıysanız yöntemler oradakinin nerdeyse aynı diyebilirim.Üç yaştan başlayıp on altı yaşına kadar olan çocuklarda uygulanabiliyor.Her şeyi denedim yinede oğlumla/kızımla işler yolunda değil diyorsanız bence mutlaka bir göz atın!

Okuduğunuz zamanlar bol olsun…

Not: Kitap ayraçları kitap okumanın bir diğer eğlenceli tarafı.Yüzlerce kitap ayracım var ve hala biriktirmeye devam ediyorum.Bu ayraçta sevgili arkadaşım Özlem’in dünyalar tatlısı Niloşunun doğum gününden:)

0

Çocuğum Yemek Yemiyor! Vol.1

DSC_1563

 

Bütün annelerin derdi ortak.Henüz benim çocuğu gayet iyi yiyor diyen bir anneye –ben hariç- rastlamadım.Her anne dertli.Daha önce okuduğum kitaplardan size bahsederken David Gonzales’in kitabını önermiştim hatırlarsanız.Bu ara yine sık sık bu kitabı arkadaşlarıma öneriyorum.Çünkü bizim canavarlar bir yaşını geçti ve yemek yeme hızlarında doğal olarak bir yavaşlama ve bunun sonucu olarak kilo alımlarında da azalma oldu.Okumaya fırsat bulamayanlar için kısa notlar aldım.Bu kısa notlar da çok uzun olacağı için üçe böldum.İşte başlıyoruz,bakalım sizin evdeki soruna çözüm olacak mı:

*İştahsızlık çocuğunuzun yedikleri ile sizin ondan yemesini bekledikleriniz arasındaki denge sorunudur.Beklentinizi azaltırsanız sorun ortadan kalkar:)

*Her anne “yemek yemiyor” derken aslında “yemeğimi yemiyor” diye gizli bir isyan başlatıyor aslında,bundan vazgeçin.

*Yemeyen çocuğun daha fazlasını yemesi için herkesin bir önerisi mutlaka vardır.İşte sizin eksik olduğunuzu iddia ettikleri noktalar:

-Disiplin:Sen de bu yok,şımarık bu çocuk!

-Pazarlama:Yemez tabi çünkü yemeği eğlenceli bir aktivite olarak görmeli.Türkçe meali şaklabanlık yap!

-Yaratıcı mutfak:Sunum önemli ve sen bu konuda başarısızsın.

-Fizyoterapi:Çene kasları zayıf bu çocuğun.

-Serbest bırakma:Koy önüne karışma,zorlamazsan daha çok yer.

Bu öneriler/akıl vermelerin her biri anneyi çıldırtabilir.Siz iyisi mi hepsini kulak arkasına atın. Dr.Gonzales’in tavsiyesi serbest bırakmaya benzese de farkı şu: Zorlamazsan daha çok yemez,çocuk her zaman ihtiyacı olanı yer.Ama bu aşamada onu yalnız bırakma,birlikte yiyin ve tercihlerine saygı gösterin.Siz önünüze konan her yemeği her zaman her koşulda aynı iştahla mı yiyorsunuz?Yalnız mı daha iyi yiyorsunuz yoksa tüm aile bir aradayken mi?Çocuğunuzun bir “birey” olduğunu –annelerin en büyük sorunu- asla unutmayın!

Not:Devamı var bitmedi:)

0

Çocuğum Yemek Yemiyor

DSC_0813

Önceki yazılarımdan birinde -ki şu an hangisi olduğunu bulamıyorum- bahsettiğim İspanyol çocuk doktorunun “Çocuğum Yemek Yemiyor”  adlı kitabı tüm annelerin ortak sorunu olan çocukların yemek yeme(me)leri ile ilgili. Bence çocuğunun az yediğini düşünen tüm aneler okumalı.Yabancı yazarların çocuk gelişimi,eğitimi ile ilgili kitaplarına pek prim vermiyorum çünkü kültür farkı,değer ayrılıkları var.Ama söz konusu yemek,oyun,sağlık gibi çocukların konuştuğu evrensel bir dil oldu mu mutlaka bakıyorum.Bu kitapta beni hayal kırıklığına uğratmadı.Aksine çok şey öğrendim.Çocuğunun yemek yemediğini düşünen her anneye tavsiye ederim.Carlos Gonzalez’in iki kızı olduğunu da eklerim.

Not:Bu yazıyı yazalı neredeyse üç ay oldu.Bu arada Emre’nin uyku sorunları başladı ve beni günlerce,haftalarca uykusuz bıraktı.Ve tabi yemek yememe durumlarıda zirve yaptı.İşte o zamanlarda bu kitabı kitaplığımdan çıkarıp başucuma aldım.Durup durup okudum.Evet bazen yemeği ağzına zorla akıtma isteği bende de hasıl oldu,inkar edemem.Ama yaptım mı?Hayır.Cevabı inanın bu kitapta:)Evet biraz uzun bir not oldu galiba:)

Not 2:Çalışma masamın dağınıklığı konuyu dağıtmasın:)