0

Bir Şehrin Hikayesi

IMG_1260Haftasonu İstanbul’ daydım. Böyle bir kalabalık,  böyle bir kaos, böyle bir hız olamaz. İnanın abartmıyorum. İki çocukla her yere gidiyoruz. Çok yakın zaman için bir çok planımız var. Ama İstanbul’ u kesinlikle uzun bir süre listeye almayacağız. Evet biliyorum haftasonu her şehirde her yer kendince kalabalık. Ama İstanbul’ da…

Hayat bu kadar zor olmamalı dedik eşimle. Site içine girip arabayı park edip eve ulaşmak on beş dakika olmamalı. Çocuk araban varsa yollarda yürümek zaten eziyetti bu ülkede. Bir de buna avm içinde hedefe ulaşmak, asansörde kuyruk beklemek, yürüyen merdivene binememek eklenince. Zor azizim, çok zor. Hayat bu kadar zor olmamalı..

Her yer şantiye sahası. Yollar beton kamyonlarından geçilmiyor. Neresi açık neresi kapalı anlayamıyorsun. Nefes alacak yer kalmamış. Evlerin fiyatı trilyonlarla telaffuz edilirken hiç zorlanılmıyor da bu insanların ayağı nerede toprağa değecek kimse cevap vermiyor. Hayat bu kadar hızlı olmamalı…

Not 1: Çocuklarla bir haftasonu daha İstanbul’ a gidersem ya şair olacağım ya da filozof!

Not 2:Görselin konuyla alakası yok biliyorum ama bir soğan tohumu bu kadar mı güzel olur:)

Reklamlar
0

Dostlarla İstanbul

IMG-20151119-WA0003

Kindyroo’dan size bahsetmiştim, çocuklarımıza ve bize kattıklarından. Benim için en güzel tarafı Emre’nin arkadaşları Eliz, Yankı ve Masal’ın anneleri, sevgili arkadaşlarım Aslı ve Belgin oldu. Çocuklar ortak paydamız olsa da hayata dair çok şeyi de paylaşır olduk. Arkadaşlığımız birlikte vakit geçirmekten keyif alır bir hale gelince de günibirlik bir kaçamakta şart oldu. Plan yapıp çantaları sırtladık veeee ver elini İstanbul! Çok keyifli, bol yürümeli, aşırı doz kahkahalı bir gün oldu.

DSC_1828

Çocuklar hayatımızın merkezinde olsa da annelerin de dinlenmeye, kendilerine vakit ayırmaya ihtiyacı var. Her zaman böyle kaçamaklara elbette fırsat olmuyor. Ama her imkanı değerlendirip deşarj olmaya çalışıyoruz. Dinlenmeden, sürekli aynı enerji seviyesi ile çocuklarımıza faydalı olamayız, bunu hiç akıldan çıkarmamak lazım!

IMG-20151127-WA0011

Nereden başlayıp nereleri gezdik derseniz,işte rotamız: Kabataş’ta Budo’dan inip Finikülerle Taksim’e çıktık. İstiklal’de çocuklar gibi şendik. Ara Cafe’de kahve molası verip Galata’ya uzandık. Yolumuz üstündeki Yapı Kredi Yayınlarını tabi ki es geçmedik:) Yemeği Karaköy Gram’da yiyip Yürüyerek Eminönü’ne geçtik. Bir ara kumaş alırken Aslı ile kendimizi kaybetsek de Belgin’in uyarıları ile toparlanıp hızlıca tekrar Karaköy’e geçtik. Akşam yemeğini ultra fahiş bir fiyatla Namlı Gurme’de yiyip tramvayla Kabataş’a geldik. Ve bir kahve bile içemeden Budo’ya atlayıp Bursa’ya döndük.

IMG-20151119-WA0040

Not: Harika bir gün geçirince hemen yenisini farklı destinasyonlar olarak planlamaya başladık. Eylemlerimiz sürecek, takipte kalın!

0

Emre’yle Gezmeler Vol.3

DSC_0039Emre üç aylık olana kadar toplu taşıma,AVM gibi kapalı yerlere gitmedik.Emzirdiğim için ben de ondan çok uzak kalamadığımdan hep ev gezmesi yaptık.Ama üç ayını tamamladığı gün –ne kadar gezenzi bir aileysek- İstanbul’a gittik.

Sabah 07:00 feribotuna alınmış biletlerimiz olduğu için güne beşte uyanarak başladım.Sterileize edilecek malzemeleri toparlayıp –gece de kullandığım için- yol için sterilize edip el çantama koydum.Yedekleri bavula aldım.Günübirlik olsa da gidip dönmemiz bir günü aşacağı için herşeyi tüm detayıyla planlayıp liste –ben liste insanıyım- yapmıştım.Çok faydalı oldu.Size de liste yapmayı tavsiye ederim.İşte listedekiler:Beş kat çamaşır –evet abarttım-,yirmi adet bez –nasıl olsa bagaj boş diyerek-,üç battaniye –yere düşer,kusar,kirlenir diye-, süt sağma makinesi –bazen inanılmaz çok sütüm oluyordu ve sağmam gerekiyordu- ve sayısız ağız mendili.Feribotta Emre acıkır yada huysuzlanır siye sağılmış süt,ısıtmak için sıcak su,içinde ısıtacağım plastik bir bardak,sütü ısıtana kadar saklamak için buz kasetleri ve termos çanta. Yolda Emre sıkılırsa diye oyalamak için birkaç yeni oyuncak.Kendim için de yedek çamaşır aldım çünkü çok terliyordum.Elimde liste olduğu için hazırladıkça işaret koydum.Feribotta Emre huysuzlanmadığı,acıkmadığı için emzirmeme gerek olmadı.Yol boyunca merakla etrafa bakınıp durdu.Buradan da anladık ki o da bizim gibi gezmeyi seven bir çocuk olacak:)

Gittiğimiz yerlerde düzeni biraz değişse de geri dönüş yolunda sadece acıktığı için uyandı.Böylelikle ilk kısa seyahatimizi başarıyla tamamlanmış olduk.