0

Rüzgarın Şarkısını Dinle

IMG_2146Murakami kesinlikle en sevdiğim yazarlardan. Altı yıl önce 1Q84 çıktığında nasıl keyifle okumuştum. Hatta o zamanlar elimde ansiklopedi taşıyıp okumak gibi bir özverim olmadığından Doğan Yayınevine mail atıp “bunu niye iki cilt basmadınız, sadece evde okuyabiliyorum” diye sitem etmiştim! Neden çünkü o zmanlar evde kitap okuyabilmek gibi lükslerim vardı. Bak bak zamanın bolluğuna bak! Şimdi düşüncesi bile zaman kaybı:)Hey yıllar, zalımsın:) İlerleyen günlerde elimde bazen iki sayfa bile olsa okumak, ne olursa olsun okuyabilmek adına oradan oraya taşıyıp bitirdiğim kitapları görünce ne demek istediğimi anlayacaksınız…

Neyse toparlıyorum, Murakami severim. Her kitabını büyük bir keyif ve huzurla okurum. Bu da öyle oldu ama çok da tat bırakmadı bende desem yeridir. Ne biliyim öncekilerden sonra bu biraz yavan kaldı sanki. Ya da ilk doz alınması gereken Murakamilerdendi de ben bunu ortaya harcamışım gibi…

Hiç Murakami okumadıysanız, kesinlikle tavsiye; yolda, plajda, serviste…Her yerde okunası! Ama daha ne tavsiyelerim var liste hazırlamakta çok da acele etmeyin;)

Reklamlar
0

Bir Kitap Okudum…

IMG_1413

Evet aynen böyle oldu, bir kitap okudum ve hayatım değişti. Altan Öymen’ in Bir Dönem Bir Çocuk kitabını işyerinde arkadaşım tavsiye etti. Çok istekli olmasam da tavsiyeyi veren arkadaş her gün okudun mu okudun mu? diye beni sıkıştırınca ve “üstadım” olunca iş başa düştü:)

İlk cilt nasıl bitti bilmiyorum. Fotoroman gibi aktı gitti sayfalar. Yaklaşık bir yıl içinde Altan Öymen’ in yazdığı dört cildi, 1960 ihtilaline kadar olan seriyi okudum. Allah ömür verse bugüne kadar anlatsa diye de her gece dua ettim:)

Müthiş bir çalışma ve emek. Doğruluğunu yanlışlığını tartışabiliriz. Neticede bir gazeteci. Ama sayfalardaki belgeler, tarihin gün gün önünüzden akması ve bunu didaktik değil keyifli bir dille anlatması o kadar güzel ki. Hatta son cildi okumadan önce araya Kayıp Yaz’ ı da sıkıştırıp okuduğum doğrudur:)

Bu seriyi okuduktan sonra özüme döndüm ve daha çok siyasi/siyasi tarih ağırlıklı kitaplar okumaya başladım ki onları da önümüzdeki günlerde sizinle paylaşacağım. Yani evet bir kitap okudum ve hayatım değişti:)

Kendime Not: Bu kitaplar beni gerçekten çok mutlu etmiş baksanıza her paragraf sonunda bir gülücük:)

0

Kayıp Yaz 2015

img_0680Bir Altan Öymen klasiği daha… Kitabı tamamen tesadüfen fark ettim ve hemen sipariş verdim. Gelmesini zor bekledim. Geceleri (fotoğrafı gündüz çeksem de) yorgan altında okudum:) Bir Dönem Bir Çocuk ile başlayan siyasi tarih anı kitapları serisine bu kitapla ara vermiş yazar. O seriyi de çok büyük keyifle okuyorum. Hatta devamını sabırsızlıkla bekliyorum ama bu kitap başka. Çünkü bu döneme ben de tanık oldum. Yaşadım, gördüm, hissettim, teğet geçtim. Ülkemin içinden geçtiği bir dönemi bir siyasetçi-gazeteci-yazarın kaleminden okumak çok keyifli bir deneyim.

Okurken eleştirel bir bakış açısı, sorgulayan bir göz her zaman lazım. Bunu unutmayın. Bu tarz/tip kitaplara meraklıysanız atın sepete!

Not 1: Altan Öymen’ in anılarını yazdığı serinin devamını heyecanla bekliyorum. Ama bir söyleşide denk gelmek de pek güzel olurdu diye evrene mesaj yollamayı da ihmal etmiyorum:)

Not 2: Şu yatak örtüsünün zarafetini benden başka gören yok mu:) Bayılıyorum böyle şeylere…Oğlak burcuyum napiyim:)

0

Ne Okuyorum?

img_0538

15 Temmuz sonrası okuma listem hayli değişti diyebilirim. Her türden kitabı -fantastik hariç- okuyabilirim. Bazı dönemler çocuk gelişimi bazen yemek kitapları bazen edebi romanlara dalarım. Son üç aydır siyasi ve yakın tarihe dalmış durumdayım.

Namık Kemal ZEYBEK’ in Siyaset Yolu bir solukta bitti. Okuması çok keyifli. Özellikle ideolojisi ve değişimi, siyasete olan heyecanı beni cezbetti diyebilirim. Özellikle bizim neslin apolitik ve mücadele ruhundan uzak olduğunu göz önünde tutarak macera romanı gibi okudum diyebilirim. Sadece gazetelerde bakanlığı döneminde çıkan haberlerden oluşan derleme kısmında biraz sıkıldım diyebilirim.

Kitabın son kısmına doğru 28 Şubat sürecinden de bahsetmiş ki iştahla okudum. Hatta bu süreci, o dönemi anlatan bir kitabı ayrıca kaleminden okumayı çok isterdim. Kim bilir belki yazar…

0

Sınırlarını Aşan Çocuklar

20160122_165412Kitabı ilk olarak Ceyda Düvenci’nin instagram hesabında gördüm. Evet düzenli olarak takip ettiğim ve çok faydalandığım instagram beni bir kez daha çok mutlu etti bu kitapla. Sonra yine severek takip ettiğim takaziskas Özlem’e hadi birlikte okuyalım mı? dedim, tamam dedi. Ve bir solukta okudum bitti.

Nereden başlasam ki anlatmaya. Öncelikle bu kitabı kendi dilinde okuyacak kadar İngilizcem olmadığı için hayıflandım ama uzun süremedi çünkü dilimize çevrilmişti çok şükür. Okurken her sayfa da sabrın ne kadar önemli olduğunu, özel bir çocuğa sahip olmanın ebeveyn olmanın bambaşka hali olduğunu anladım. Aslında tam olarak anladım diyemem sadece empati kurmaya çalıştım.

Anat Baniel metodu kesinlikle ülkemizde uygulanmalı. Uygulanıyor mu bilmiyorum -ki hiç sanmıyorum- bunun için neler yapılabilir diye düşünmeye başladım. Kitabı okurken her sayfada müthiş duygu yoğunluğu var. Ama bu kesinlikle acıma değil. Şefkat, cesaret, coşku ama asla acıma değil o duygu!

ABM yani Anat Baniel metodunun dokuz kuralının her çocuk için geçerli olduğuna kesinlikle inanıyorum. Oğlumla oyun oynarken okuduklarımı hayata geçirmeye başladım. O kadar çok cümlenin altını çizip not aldım ki, ara ara dönüp bakma ihtiyacı hissediyorum.

ABM  uygulamadan önce herkesin yüz çevirdiği bu özel çocukların nasıl kendi yaşamlarının kaptanı olup dümene geçtiklerini gördükçe “işte bu” dedim! Ülkemizde kesinlikle ailelere bu konuda danışmanlık, özel çocuklara fırsat verilmeli. Bunun için oluşturulacak her çalışmada gönüllü olmaya hazırım…

Not: Doğan Kitap’ın Ebevyn Akademisi Kitaplarını daha önce de okudum. Konuyla alakasız biliyorum ama paylaşmadan edemeyeceğim. Kapak tasarımları son derece özensiz. Acaba bunu yurt dışındaki yayımcı mı seçiyor, buradakilerin söz hakkı yok mu bilmiyorum ama albenisi olmayan, kapağıyla okuyucuyu çağıran bir kitap değil. Benden söylemesi…

Not 2: Artık kitap okurken yanıma kitap ayracı alıyorum. Altını çizdiğim yerleri not alırken aramamak, kaçırmamak için…

Not 3: Bu kitabı okurken bir çocuk vardı hep aklımda. Özel bir çocuk. Onun için hiç bir şey yapamaığım, şimdiyse çok geç kaldığım bir çocuk. Keşkeler, pişmanlıklarla dolu içim…

0

Çocuğum Yemek Yemiyor

DSC_0813

Önceki yazılarımdan birinde -ki şu an hangisi olduğunu bulamıyorum- bahsettiğim İspanyol çocuk doktorunun “Çocuğum Yemek Yemiyor”  adlı kitabı tüm annelerin ortak sorunu olan çocukların yemek yeme(me)leri ile ilgili. Bence çocuğunun az yediğini düşünen tüm aneler okumalı.Yabancı yazarların çocuk gelişimi,eğitimi ile ilgili kitaplarına pek prim vermiyorum çünkü kültür farkı,değer ayrılıkları var.Ama söz konusu yemek,oyun,sağlık gibi çocukların konuştuğu evrensel bir dil oldu mu mutlaka bakıyorum.Bu kitapta beni hayal kırıklığına uğratmadı.Aksine çok şey öğrendim.Çocuğunun yemek yemediğini düşünen her anneye tavsiye ederim.Carlos Gonzalez’in iki kızı olduğunu da eklerim.

Not:Bu yazıyı yazalı neredeyse üç ay oldu.Bu arada Emre’nin uyku sorunları başladı ve beni günlerce,haftalarca uykusuz bıraktı.Ve tabi yemek yememe durumlarıda zirve yaptı.İşte o zamanlarda bu kitabı kitaplığımdan çıkarıp başucuma aldım.Durup durup okudum.Evet bazen yemeği ağzına zorla akıtma isteği bende de hasıl oldu,inkar edemem.Ama yaptım mı?Hayır.Cevabı inanın bu kitapta:)Evet biraz uzun bir not oldu galiba:)

Not 2:Çalışma masamın dağınıklığı konuyu dağıtmasın:)