0

Doğuda Zaman

DSC_2120

Geçtiğimiz hafta Emre ile mini bir Türkiye turu yaptık önce Ankara sonra Erzurum. Ankara’da sadece bir gün kaldık. Ardından Erzurum’a uçtuk. Emre ile ikinci uçak yolculuğumuz da çok şükür sorunsuz geçti ama Erzurum günleri için aynı şeyi pek söyleyemem…

Maceralı geçen bu seyahatimizden işinize yarayacak detayları paylaşmak istiyorum,işte başlıyorum:

DSC_2047

Yola çıkmadan hemen önce içi boş poğaçalar ve fındıklı bir kek pişirip yanıma aldım. Ankara’da evde kalacağımız için yeme düzenimizde bir sorun olmayacaktı ama Erzurum’da otelde kalacağımız için kış için hazırladığım mini domates soslarından,makarnalutfen şehriyelerinden,ev yapımı eriştelerden ve annemin tarhanasından bir hayli poşetleyip bavula attım. Benim için en önemli sorun seyahatlerde Emre’nin ne yediği. Tabi ben bu kadar dikkat etmeme rağmen Emre bebesi kiloda hala dibin dibi ama neyse…

DSC_2115

Ve bavulumun en ağır parçası bu yılın harika buluşu refikadan aldığım Nurgaz:) Gerisi bildiğiniz şeyler. Erzuruma sorunsuz bir şekilde varıp odaya yerleşir yerleşmez Emre’ye hemen oracıkta misss gibi bir şehriye çorbası yapıp akşam yemeği için dışarı çıktık. Sabahları kekle kahvaltı yaptık. Öğlen ve akşam yemekleri içinse şehriye/tarhana/makarna üçlüsü ile köşe kapmaca oynadık.

DSC_2117

Otel sezon itibari ile boş olduğu için yemek saatlerinde Emre ile kahvaltı yaptığımız salona çıkıp balıkların karşısında,portatif mama sandalyemizle -ki bence gezenzi annenin baş rol oyuncularından- akvaryuma karşı bol muhabbetle yemeğimizi atıştırdık. Otel çalışanları bize karşı inanılmaz anlayışlı ve yardımseverdi ki bu kadarını gerçekten beklemiyordum. Özellikle kaldığımız oteli yolunuz Erzurum’a düşerse tavsiye ediyorum. Hem merkezi hem bebek/çocuk dostu,daha ne olsun:)

DSC_2121

DSC_2123

Hava yağmurlu da olsa azaldığı anlarda kendimizi sokaklara attık. Çarşıları,etrafta dolaşan insanları ile sanki yirmi yıl öncesinde kalmış bir şehir gibi. Dört yıl önce ilk geldiğimde yerli kadınların -Afrika kabilesi gibi oldu ama doğrusu bu- kıyafetleri beni hayrete düşürmüştü ama şimdi alıştım. Bence Erzurum dönem filmi çekmek için harika bir set olur!

DSC_2125

Her yerde cağ dönerci olsa da yeni açılan “Dayı” beni inanılmaz mutlu etti. Çünkü insan üçüncü gün cağdan sıkılabiliyor:) Dekoru,müzikleri ve nefis pideleri ile -tavsiyem lahmacun- benden tam not -kimin umrundaysa:)-aldı. Yolunuz düşerse es geçmeyin. Ve bir artıyı da yine Emre’yle inanılmaz ilgili olmaları ve herkese yetecek mama sandalyelerinin olmasından aldılar.

Gezilecek yer çok ama hava muhalefeti ve daha önce gezmiş olmam nedeniyle çarşı pazar haricinde dolaşmadım. Ama siz giderseniz öyle çok uzaklaşmadan,İnce Minare,Erzurum Evleri, tabyalar bir solukta gezebileceğiniz yerlerden. Yok ben dağ bayır gezerim derseniz Tortum şelalesi mutlaka görülesi yazın bir kenara.

Sana Not: Kaldığımız Polat Otel yılın belli zamanları çok yoğun olsa da bizim gibi sonbaharı tercih eden gezginler için çok rahattı.

Not 2: Emre’nin çok hafif ve taşınabilir mama sandalyesini hepsiburada.com dan aldım haberin olsun!

Reklamlar
0

Yine Yollar

DSC_1737Koca adam seyahat sevmese de ben yolda olma halini seviyorum. Yeni yerler görme fikri,plan yapmak beni heyecanlandırıyor. Bavul hazırlamak,listeler çıkarmak,gideceğimiz yer için tavsiyeler almayı seviyorum. Özge Lokmanhekim’in de sıkı takıpçisiyim:)

İşte yine bir yolculuk öncesi Emre için bavula ilk koyduklarım. Beslenme çantası,buz kasetleri,mustela temizleme suyu ve nemlendiricisi,güneşi çok olmasa da yüksek rakım nedeniyle yakıcı rüzgarı için bioderma ve coppertone güneş kremi ve her ihtimale karşı her derde devam bepanthol kremimiz Emre’nin bavulunun demirbaşları.

Şimdi havanın güzel olmasını umarak Erzurum için gidilecek yerlerin listesi yapmaya başlayabilirim:) Sizin planlarınızda ne var?

0

Tatile Giderken

DSC_1815

Yine uzun bir ara ve geri dönüş:) Haftanın en güzel gününden herkese merhaba!

Hemen hızlı bir şekilde başlamak,hala tatile çıkmayanlar varsa onlara kendi yaşadıklarımı anlatıp fikir vermek istiyorum.Önce bayram sonrası çıktığımız Antalya tatilimizi anlatayım.Aylar öncesinden rezervasyon yaptırdığımız Nirvana Lagoon Villas Spa Hotel’e gitmek için öğlene doğru yola çıktık.Öğlene doğru çünkü Emre on iki bir arası uyuyor.Yolun bir kısmında uyuması bizim için çok önemli.Bursa-Antalya arası yaklaşık yedi saat olduğu,Emre ile bu kadar uzun yolu geçen yazdan beri denemediğimiz,otele yorgun girmek istemediğimiz -tabi o kadar para verince- gibi bir sürü neden birleşince gece mola verip sabah yola devam etmeyi planlamıştık. Yolumuz üzerinde olmasa da yolu çok uzatmadan Eğirdir-Isparta’da kalmaya karar verip yola çıktık. Neden Eğirdir derseniz göl olması turistik olabileceğini düşündürdü ama tam anlamıyla bir hayal kırıklığı!Tam bir çöplük,sefillik ve çocukla gidilmeyecek bir yer diye kara listeme girdi bile bir gece kalmakla!Sabah erkenden otel için tekrar yola koyuduk. Ve gece konaklamanın çok iyi fikir olduğuna emin olduk. Otelde kaldığımız dört gün boyunca;

*Bir buçuk yaş bebekle öyle çoook lüks otellerden çok şey bekememek lazım. Neticede o hala bebek. Yanımda götürdüğüm yoğurtlara bin kez şükrettim. Son gün otel görevlilerinden rica edip dondurmalarını istediğim buz kasetlerini soğutup bana verdikleri içinse hala kızgınım!

*Otelde çok görevli,çok havuz,çok yeşillik vardı.Emre ile koşturmak,kocaman bir havuzda üç kişi ve sürekli servise hazır bir görevli bulunması harikaydı,kendimizi özel hissettik. Otel zaten mevcut villalar ve VIP müşteri konseptiyle buna çok alışık.

*Yemekleri vasat,kırmızı et neredeyse yok,sulu yemekse hiç görmedim.Bu anlamda da çok zorlandım diyebilirim.Çocuk restoranı vardı ama ana restorana uzak ve yemek saatleri farklı olunca bir kez bile uğrayamadık.Biz bir aile olduğumuz için Emre de bizimle aynı anda yemek yiyor.Onu önce yedirsem ben yemek yerken o ne yapacak?Bu anlamda eksi puan aldılar.Ama ana restoranda mama sandalyeleri,tek kullanımlık önlük ve kaşıkları çok iyi düşünülmüştü bu da benim için artıydı:)

DSC_1809

Otelde personel çok ama motivasyonları azdı. Anlamsız bir ilgisizlik vardı diyebilirim. Ama pastane bölümünde ilgide,keklerde muhteşemdi.Hele mövenpick dondurmasını burada anlatmam yetmez.Günde üç kez üçer top yedim,pişman değilim.

Odaların büyüklüğü,farklı bir maksatla yapılmış olan cam duş duvarından banyodayken odada oynayan Emre’yi görebilmek,dolapların fonksiyonelliği de iyiydi.

DSC_1824

Plaj çok dar ve eğimli.İki yaş altı bebekle çok fazla vakit geçirmek pek mümkün olmadı.

Otele dair aldığım notlar bunlar.Bir daha gider miyim?Emre olmasaydı belki ama Emre ile tabi ki hayır.Ama şunu da akıldan çıkarmamalı iki yaş altı bebeğinizle bu tip yerlerde muhteşem tatil diye bir şey yok!Daha iyisi yazlıkta onu da anlatacağım,beklemede kalın:)

Not:Emre’nin mayosunu minineosden aldım.Çok kullanışlı,çok şık.Aynı zamanda alıştırma külodu,tavsiye ederim.İçi pamuklu olduğu için kuruması biraz zor ama Emre’nin kaka saati belli olduğu için gün içinde ayrıca bez bile kullanmadık diyebilirim.

0

Avent Suluk

DSC_1659

Tatil zamanı yaklaştı ya ben de bir heyecan bir telaş!Bavula neler koysam,Emre için nelere ihtiyacım olacak.Sürekli bir liste hali.En pratik ürünü bulma çabası.Mutlu ediyor beni bu telaş.Zaten Emre için araştırma yapmak,ona kullanabileceği fonksiyonel bir şey almak an büyük zevklerimden.Son keşfimi de sizinle paylaşmak istiyorum:

Emre iki aydır geceleri süt içmenin yanıda su da içmek istiyor.Bazen koca biberon yetmiyor.Biberonun emziği sağa sola da değebiliyor,karanlık ve uyku mahmurluğunda.Acaba bu durumu nasıl çözebilirim derken fotoğraftaki pipetli suluğu tavsiye etti arkadaşım @niliozlem. Ama bu suluğu hiç kullanamadık.Emre çoğunluk biberonla ara sıra da bardakla su içiyor.Aslında bardakla içmeye hevesli ama havanın ısınmaması,su içerken üstüne de dökmesi ve şu yazımda da anlattığım gibi üsütünü değişmek istememesi beni bardaktan uzak tuttu.Bu suluğu görünce “tamam” dedim.Gece su içtiken sonra pipetin hemen kapatılabilmesi,araba yolculuklarında da kolayca su içebilmesi için hemen satın aldım.Fakat biberon gibi kafaya dikerek içmek istediği için bir türlü kullanamadık!Bu ürünü tavsiye eder miyim?Kendi yaşadığım özel durumu detaylıca anlattıktan sonra evet ederim.Suluğu bana tavsiye eden arkadaşımın memnuniyetini de anlatırım.Çünkü o bu üründen çok memnun kaldı ve kullanmaya devam ediyor. Bizim suluk dolapta kullanılacağı günü bekliyor.

2

Yaz Telaşesi

Nihayet güneş yüzünü gösterdi. Ama bir kapıdan geçer gibi bir anda kıştan bahar geçtik! Şikayet değil de baharları seven biri olarak bu duruma üzülmüyor değilim. Emre’nin pek üzüldüğünü söyleyemem. Çünkü güneş demek Emre için dışarıda saatlerce oynamak demek,havanın geç kararması ile o park senin bu park benim koşturmak demek. Saatlerce dışarıda kalınan bu saatler için onu tok tutacak,yolculuklarda yanınızda kolayca taşıyıp “ne yedirsem diye düşündüğünüzde” hemen çare olacak harika bir tarifi sizinle paylaşmak istiyorum. Hem çok besleyici hem de doğal olan bu tarifi Emre sekiz aylık olduğundan beri ona yediriyorum. Niye daha önce paylaşmadın demeyin daha ancak sıra getirebildim:)

DSC_1566

Tarifte kullandığım malzemelerin tamamının organik olmasına ne kadar dikkat ettiğimi söylememe gerek yok sanırım. Bu konuda beni eleştiren çok insan var. Eleştiriler genelde şu şekilde oluyor: Nereye kadar böyle devam edecek? Cevabım çok net: Gittiği yere kadar:) Bir diğeri çok maliyetli değil mi? Hayır çünkü bunlar tek öğünlük değil ve uzun vadeleri fayda zarar analizini yaptığımda kesinlikle ben kardayım. Çünkü doğal olan gıdaların bağışıklık sistemine ve gelişimine çok faydası olduğunu biliyorum. Peki her şeyde mi organik yediriyorsun derseniz. Elbette bu mümkün değil. Ama ne kadarı elimden geliyorsa diyip bu konuyu kapatıp tarife geçiyorum.

Malzemeler:

1 çay bardağı tam buğday unu

1 çay bardağı buğday ruşeymi

1 çay bardağı tam pirin unu

1 çay bardağı tam irmik

60 gr ya da 4 yemek kaşığı tereyağ

Unların tamamını yapışmaz bir tavaya döküp altın rengini alana kadar kavuruyoruz. Atesi orta kısık yapın ki unlar birden yanmasın.Tatlı tatlı renk alsın,un kokusu çıkıp nefis kokular mutfağı sarsın:) Rengi dönünce tereyağını ekleyip hızlı hızlı karıştırın ve altını kapatın. Ilınınca ağzı sıkıca kapanan -tercihen kelepçeli- bir kavanoza koyup, buzdolabına kaldırın.

Not 1: Malzemeleri İpek Hanım Çiftliği ve @makarnalütfen den alıyorum.

Not:2: Tarifi sevgili arkadaşım @niliozlem den almıştım ve Emre 8 aylık olduğundan beri bazen yoğurduna bazen yemeğine katıp yediriyorum. Böylelikle eczanede satılan kutulu bir ürün kullanmayıp her yemekte tahıl tüketmesini sağlıyorum.

Not 3: Buğday ruşeymi ve irmiğin çocuk gelişimi için faydalarını buraya yazsam sayfalar yetmez.Siz iyisimi bir zahmet açıp okuyun:)

Not4: Hazırladığım bu karışımı bir ay kadar buzdolabında saklıyorum. Her dışarı yemeğe çıktığımda ya da bir gecelik kaçamaklarda mutlaka yanıma alıyorum!

0

İmaginarium

DSC_0828Bu harika markayı çok kısa süre önce keşfettim.Keşfetmemle müptelası olmam da aynı ana denk düşer sanırım!Birbirinden eğlenceli ve bebek/çocuk dostu oyuncakları var.Sapanca seyahatimizde bahsettiğim güneşlik ve araç içi düzenleyici de Imagınarıum’dan.Güneşlik Emre’nin bir hayli ilgisini çekiyor.Yolculuk esnasında uykuya geçişte zorlandığında ya da artık beni hiç bir şey kesmez yeter dediğinde açıyorum, anında sakinleşiyor.Güneşi kesmesi tali kalıyor bunların yanında.

DSC_0796

Düzenleyici de benim için çok iyi oldu.Bezler,ıslak mendil,ağız silme mendilleri,diş kaşıyıcılar,oyuncak ıvır zıvır vs. dolduruyorum.Aradığım herşeye anında kolayca ulaşıyorum.

Deniz tatili öncesi Emre için termos çanta ve boyun yastığı da aldım.Termos çanta da çok işimize yaradı.Buz kasetleri ile yerleştirdiğim yoğurdu evden Asos’a kadar soğuk sakladı.Denize giderken içeceklerimizi içine doldurup kendimiz de faydanlandıkJBoyun yastığı ise şimdilik Emre’ye büyük bana küçük, yani beklemede!

Sana Not:Tavsiye ettiğim hiçbir ürün hediye değildir.

0

Emre’yle Gezmeler Vol.5

pınar abla2Emre’yle bir sonraki yolculuğumuz çooooooook uzun bir kara yolculuğuydu. Elimizde olmayan nedenlerden dolayı bu şekilde gerçekleşen bu maceramızı size anlatmayayım. Tek önerim bebeğinizle/çocuğunuzla bu kadar uzun saatli kara yolculuğunu hatta hiçbir seyahati denemeyinJ

Varış noktamız olan Trabzon’da gittiğimiz bir yayla bizi çok keyiflendirse de Emre için bu da çok yorucu oldu. Size tavsiye çocukların ani hava değişimleri için yanınızda ilaç,burun aspiratörü ve doktorunuzun telefonunu mutlaka bulundurun. Şimdi bakınca elimizde “güzel” fotoğraflar olsa da sonraki günlerde Emre’nin yaşadığı burun tıkanıklığı ben de fazlasıyla vicdan azabı olarak geri dönmüştü. Emziriyor olmam ve doktorumuzla sürekli iritbat halinde olup gün gün durumuna göre ilaç kullanmamız –sadece iki gün ilaç kullandık- hasta olmadan atlatmamızı sağladı.Her seyahat keyif için yapılmıyor. Mecburi olanları da bebeğimiz/çocuğumuzla yapmamız gerektiğinde onlar için koşulları revize edebilmeliyiz. Umarım böylesi bir yolculuğu tekrarlamamız gerekmez.

Not:Fotoğraf 2000 küsur rakımda Erikbeli Damaltı Yaylası