0

M.A.S Yani Mükemmel Anne Sendromu

2688DBİnstagramda takip ettiğim hemen her hesapta herkes çocuğu ile nasıl vakit geçirdiğini,ne muhteşem(!) oyunlar oynadığını,dünyanın en mutlu bebeğine sahip oldukları için ne kadar şanslı olduklarını anlatıp duruyor.Sanırım koca evrende bir benim bebeğim geceleri uyumuyor,her oyundan en fazla üç bilemedin beş dakika zevk alıyor,geceleri sık sık uyanıp meme istiyor,yemeğini de doğru düzgün yemiyor.Tüm bunlar yetmezmiş gibi sabahın yedisinden gece yarısına kadar sürekli hareket halindeyim ama ben de hep bir eksiklik duygusu yetememe hali.Saç baş desen en son ne zaman kuföre gittiğimi hatırlamıyorum. Eşimse kavgayı seyreden bakkal çırağı durumunda sessiz,yemekler yanık,ev dağınık.Galiba ben mükemmel bir anne değilim!Diye yazmamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz.Çünkü ben etrafımdaki diğer tüm annelerden de benzer sızlanmaları duyuyorum.0-1 yaş arasında çocuğu olupta –yardım almaksızın- sürekli fönlü saçla gezip,çocuğuyla oyunlar oynayan,evinde harika yemekler yapan,eşiyle bebekten öncekinden daha sosyal olan çiftler görmüyorum.Gerçek hayatta işler biraz karmaşık.

Şu bir gerçek ki bebekler hayatlarının ilk üç ayı dışarıda olsalarda aslında anneye hala yapışık gibiler.Hal böyle olunca anne de kendini unutup/bırakıp hormonlarında etkisiyle bebeğine odaklanıyor.Dünyayı unutuyor.ikinci üç ay anne biraz daha rahatlıyor çünkü bebek yeni dünyayı keşfediyor,gözlemliyor.Bu arada anne de kendine bakıyor.Ama sonrası…Emekleme yürüme derken tam bir survıver!Bu dönemi yardımsız atlatmak çok zor.Bakın imkansız demedim zor dedim.Atlatırsınız tabi annelerimize kim yardım etti dediğinizi duyar gibiyim ama çok yıpranırsınız.Nedeni bir sonraki yazının konusu olsun.

Sana Bana Not:Bu resime bayılyorum.Evet sadece bir çocuğum var ama bazen halimiz tıpkı böyle oluyor.Tek fark çayını/kahvesini sukunetle yudumlayan “genelde” eşim oluyor!

Not 2:Resim Pascal Campion’un blogundan alınmıştır.

Reklamlar