0

Aliya

Uzun zamandır kitap tavsiyesi vermiyorum. Arayan, soran, okuyamıyor musun artık diyen:) Şaka bir yana ister istemez okumalarım azaldı ama asla bitmedi, bitemez. İki satır da olsa fırsat bulduğum her an okuyorum. Bu kitap da elimde uzun süre kaldı ama nihayet serin bir yaz gününde bitiverdi.

Rıfat N. Bali’ nin kaleme aldığı ülkemiz yahudilerinin 1948 yılında kurulan İsrail devletine göçünü anlatıyor. İlk yüz sayfa çok sıkıcı. Nerden aldım bu kitabı elime okunacak onca şey varken dedirten ama sonrasında çorap söküğü gibi akıp giden bir hikaye. Her şey bir yana neden okunası biliyor musunuz? Empati kurabilmek için okuyun. Eşzamanlı olarak Altan Öymen’ in Değişim Yılları’ nı da okuduğum için ayrıca ilgimi çekti. Çapraz sorgulama oldu diyebilirim. Tarihe meraklı olmayı gerektirmeyecek kadar güzel, akıcı bir dille yazılmış.
Tavsiye ediyorum ama kamuya açık alanlarda okurken “her şey İsrail’ lilerin başının altından çıkıyor” gibi abuk, basit siyasi yorumlara hazır olur. Bir ara kitabı kaplamayı bile düşünmüştüm:)

Reklamlar
0

Günlerin Getirdiği…

Listeler, kitaplar, planlar… Yapılacak o kadar iş varken biz Emre ile birlikte bir dinozor avından ötekine koşturuyoruz. Hamileliğin 38. haftası ile birlikte iyice ağırlaşan bedenimi akşam sekiz oldu mu belim taşıyamaz oluyor. Her hamile kadın gibi sürekli hayırlısıyla, sağlıkla ama bir an önce gelmesi duasıyla ortalıkta dolanıp duruyorum.

İnstagramda bahsetmiştim artık kaçamadığımız, yapmazsak gelen misafirlere ayıp olacak kabilinden yeni yeni adetlerimiz türedi. Şu son haftalarda onlarla da uğraşıyorum. Bereket eli becerikli dostlarım var:) Yakında onları da sizlerle paylaşacağım. Belki size de fikir olur, yardımcı olur. Emre’ den fırsat buldukça iki satır da olsa okumaya devam!

Not: Şu Ceyda Düvenci ajandasının güzelliğine bakar mısınız? Keşke her yerde satılsa, daha kolay ulaşılsa… Ama eminim o da olacak!