1

Havran Pazarı

Pazar gezmek en büyük keyiflerimden biri. Hele de Ege pazarları, yöresel pazarlar, ilk son fark etmez baharda kurulan pazarlar. Seviyorum işte. Keşke imkan olsa sabahın ilk ışıkları ile gidebilsem. Ama gidebildiğime de şükrediyorum:)

Ege’ nin pazarları pek meşhur, seveni müdavimi çok. Benimde gidilecek pazarlar listemde Havran Pazarı üst sıralardaydı. Geçen yıl fırsat oldu gittim. Bol bol fotoğraf çektim. Anlatmak bugüne kaldı. Benim için nostalji sizin içinse yaz için bir rota olur diye paylaşmak istedim. Fotoğraflara baktıkça mutlu oluyorum. Sizin de içiniz açılır umarım:)

Bu teyzeleri çekmek sanmayın ki öyle kolay. Hele ilk fotoğraftaki teyze için pazarı neredeyse iki kez turladım:) Yöresel kıyafetleri ile pazarın en güzel rengi onlar. Kapalı pazar alanının dışında köylüler sokak aralarında kendi ürünlerini satıyor.

Özellikle kadınların tezgah açtığı bu açık kısımda maaile gelip satış yapanlarda var. Mevsim yaz olunca çocuklarda ailelerine yardım ediyor.

Belki bizim pazarda da aynı domates biber satılıyor ama nedense buralarda gezip kendi elimle bu kadınlardan satın alınca pek kıymetli oluyor benim için. Pişirirken de yerken de ayrı tat alıyorum desem abartmış olmam!

Havran Pazarı yılın bu zamanı daha da renkli. Yolunuz düşerse kaçırmayın. Cuma günleri kuruluyor!!!

0

Karacabey

img_0581Yediğimi içtiğimi paylaşmayı pek sevmiyorum. Ama bazı yerler var ki daha çok insan duysun, bilsin, bu lezzetin tadını çıkarsın istiyorum. 2012 yılında Bursa’ ya ilk geldiğimde en çok ilçelere gitmeyi sevdim. Çünkü şehir merkezi artık sıradanlaşmış, doğa yok edilmiş, yeşil Bursa sloganı koca bir griye dönüşmüştü. Hal böyle olunca ilçeler en güzel kaçış rotaları oldu. İlçeye göre güzel bir öğle yemeği için mekan aramakta bana düştü . Ben görev insanıyım, verildi mi yaparım:)

img_0574

Karacabey’ de Soğan Hali’ nin içinde incecik akan bir derenin kenarında Tavacı Refik. Ağzının tadını bilenler onu zaten çoktan keşfetmiş. Ama tatile giderken ya da ne biliyim Bursa’ ya gezmeye gelmişken şöyle iyi bir yemek arıyorum diyenlere dört mevsim iyi bir adres.

img_0571

Öğlen vakti biraz kalabalık ama mekan ferah. Fiyatlarda gayet makul. Sadece tek bir kare başlangıçlardan paylaşacağım. Gerisini siz gidince kendiniz çekersiniz:)Fotoğraflar kış başından. Sonbahar ve ilkbahar bence fotoğrafçılar için kaçırılmayacak zamanlardan.

img_0583

Not 1:Bu işi seviyorum, demiş miydim?

Not 2: Tavacı Refik’ i Şef Ömür Akkor Komili Lezzet Seyahatnamesi adlı kitabında da anlatmış ki kendisi mekan tavsiyesinde çok başarılı.

0

Bir Hafta Sonu Kaçamağı

015 Temmuz sonrası izinlerimiz kapanınca tatil planları rafa kalkmıştı. Biz de Cuma mesai bitimi yola çıkıp pazar akşam dönebileceğimiz bir yer aramaya başladık. Ayvalık-cunda sevdam malum ama eşim üç saat yol, git gel zor olur diyerek beni vazgeçirdi. Hem yeni bir yer keşfedelim hem de yolda vakit harcamayalım ederken Erdek’ te karar kıldık. Yol Bursa’ dan yaklaşık iki saat sürüyor. Hal böyle olunca gece gitmektense sabah erkenden yola çıktık. Kalınabilecek en iyi iki otelden birini booking.com dan ayarladık. Ve işte sonrası tam bir yurdum tatil beldesi klasiği…

Otel kötü ve fiyatı sırf tatil beldesi kategorisinden olması gerekenin iki katı. Neyse nasıl olsa bir gece dedik. Bu da tecrübe dedik. Gece başımıza gelecekleri bilmeden haızrlanıp denize indik. Benim huylu bıdığım şezlongdan şezlonga zıpladı ama kumlara asla ve katta basmadı! Deniz çok güzel olmamakla niyetine girdik bir kere diyip denize girdik. Emre’ yi de zorla bir kerecik olsun sokuverdik. O kadar kolluğu, botu boşa almadık dememek için…

Akşam çıkan fırtına rüzgarı ile dışarıda dolaşmak Emre ve annesi için yalan oldu. Odamıza çekildik. Bir kaç saat sonra odanın ısısı giderek dayanılmaz oldu. Klimayı açıp serinlemek istedik çalışmadı. Eşim camı açtı ve olanlar oldu. İçeri dolan sivri sinekler ile gece boyu bitmeyen macera başlamış oldu. Ve biz her sivri sineği duvara yapıştırdığımızda duvarda önceki misafirlerin hakladığı cesetleri görüp acı acı güldük! Sabaha karşı uyumuşuz.

Ertesi sabah hadi denize tatildeyiz canımızı sıkmaya değmez deyip kahvaltıdan sonra hazırlanıp çıktık. Aman Allahım o ne, her yer irili ufaklı deniz anası! Değil yüzmek elimizi bile sokamadık ve olayı çok uzatmadan erkenden yola çıkıp Bursa’ ya geri döndük.

Etrafın pisliği, nasıl olsa iki ay iş yapıyoruz on ay yatıyoruz mantığı bu ülkede bitmediği sürece turizm asla gelişmez. Belediyecilik rant ve imardan öteye gitmediği sürece yazık bu ülkenin kıyılarına diyorum. Bu yaz geçti evet ama seneye yakın yer diye Erdek’ i tercih etmeyi düşünenlere duyurulur.

Not: Aslında etrafın pisliğini fotoğraflamıştım ama bu kötü görüntüleri paylaşıp içinizi sıkmak istemedim. Bu gezinin tek güzel tarafı Emre’ nin bu fotoğarfı benim için:)

0

Masklavi

DSC_1634Gürcüce çoban yıldızı demek. Söylemesi biraz zor ama akılda kalası bir isim. Bazen böyle isimlerin içi çok boş oluyor. Yani zorlama geliyor bana. Bizim gittiğimiz Masklavi öyle değil ama. Denetim için Kestel’in köylerinde olduğumuz bir gün arabayı Masklavi’ye doğru sürdük. Köylülere gitmek için yol sorduğumuzda bilemediler ama İstanbul’dan bile misafirleri oluyormuş. Kestelin dağ köyünde inanılmaz güzel bir manzara, çok keyifli bir mekanda sizi ağırlıyorlar. Burası bir aile işletmesi. Genelde kahvaltı için tercih ediliyor. Güzel havalarda çocuklu aileler için çok ideal. Kışın da mekan büyük olduğu için rahatlıkla tercih edilebilir.

DSC_1635

Biz öğle yemeği için tercih ettiğimiz için siparişimizi verip beklemeye başladık. Önden bir boşnak böreği geldi ki inanın parmaklarımızı yedik. Yufkası hazır değil, mekan sahibinin annesinin elinden çıkmış bu nefis börek tabakta sadece otuz saniye kaldı:) Ama gerisi tam bir eziyet oldu diyebilirim. Siparişten sonra 35-40 dk yemeğin gelmesini bekledik. Üstelik mekanda bizden başka öğle yemeği için bekleyen yoktu. Bu konuda sıkıntı olduğunu kendileri de kabul ettiler. Ve porsiyonlar çok küçüktü. Ben bile doymadım. İlçelerde özellikle köylerde yediğimiz yemeklerin porsiyonları öksüz doyuran cinsi olduğu için bu nişantaşı tabağını da çok yadırgadım. Ama yemek gerçekten çok lezzetliydi. Fiyata gelince yine ortalamanın üstü ve isim olmanın farkı faturaya yansımıştı. Yine de manzaraya, temiz havaya ve lezzete değerdi diyebilirim. En kısa zamanda bir hafta sonu gidip kahvaltısını denemek istiyorum. Size de tavsiye ederim:)

Not 1: Böreğin fotoğrafını çekerken açlıktan kimsenin gözü dönmemişti ama yemek geldiğinde kimsenin fotoğraf için zamanı yoktu idare edin:)

Not 2: Mekan sahibi genç çift yeni doğan bebeklerini de mutfakta bakıp işe yetişmeye çalışıyordu. Ama gecikmenin mazereti bu olmaz çünkü maaile mutfakta çalışıyor!

0

Carettalar Yaşasın

20160501_120005

Hiç sevmem plansız yapılan işleri. Dalyan gezisi de böyle oldu. Hadi gidelim, nasıl ne zaman demeye kalmadan kendimi yolda buldum. Malum bu seyahatlerde en büyük sıkıntım Emre’nin ne yiyeceği oluyor. Hızlıca evdekilerden bir yolluk hazırlayıp günü kurtarabilecek kadar yiyecekele yola çıktım. Refikanın Nurgazı zaten bagajın mutemmim cüzi bu yolculuklarda:)

20160430_103330_HDR

Yolda olmak ve bir şeyler okumak, hele yanına bir de kahve bulabilirsem benim için öyle keyifli ki anlatamam. İşte yol bu keyifle başladı. Emre altı saatlik yolun yarısında uyudu, kalan yarısı kitap, şarkı, muhabbet, yola bakmaca ile nasıl geçti anlamadım. Ben de bir sevindim bir sevindim. Dedim büyüdü bu çocuk, artık daha uzun yollara gidilebilir, daha sık arabayla yol alınır. Zaten bana bir malzeme ver ben sana on yemek yapayım. Tabi ertesi gün beni bunları düşündüğüme bin pişman etti ama henüz o dakikalarda bunu düşünemeyecek kadar mutluydum. Neyse Dalyan’a akşam dört gibi vardık. Gidiş nedenimiz bir düğün olduğu için otele yerleşip organizasyona dahil olduk. Emre köpeklerin peşinde ben topuklu ayakkabılar ile Emre’nin peşinde akşamı ettik:) Ve tam düğün başlamak üzereyken uyuyunca odamıza döndük ana oğul. Ertesi gün için ben de erkenden uyudum.

20160501_122820

Sabah kahvaltı işkencesinin ardından İztuzu plajına gittik. Emre sahilde oynamaktan çok keyif aldı. Ardından caretta carettaların tedavi edildiği hastaneyi ziyaret ettik. Devasa kaplumbağaları su tanklarında, insan eliyle verilen zararın izleri ile seyretmek çok hüzün vericiydi. Şu insanın doğaya verdiği tahribat diye başlamak istiyorum ama insanın insana ettiğini gördükten sonra…

Kaçamak yapmak için bize biraz uzak bir rota. Dönüş yolunda Emre bu konuda net bir duruş sergiledi. Ama 4-5 gece kalmak, doğa yürüyüşleri, alternatif tatil rotaları, kalabalıktan uzak mekan arayanlar için çok çok ideal. Çocukla da gidilebilir, tek sorun nasıl gideceğiniz:)

Not 1: Beş yıldızlı otel aramayın. Butik otel ve pansiyonlar hizmet veriyor. Genelde hepsi aile işletmesi. Çocukla giderseniz rahatlıkla mutfakta yemek yapabilirsiniz.

Not 2: Fotoğrafta gördüğünüz kaplumbağanın sağ kuyruk tarafında gördüğünüz çizgi kocaman bir pervanenin açtığı yara izi. Başka söze gerek var  mı?

0

Edirne

1459511909985

Plan yapmak, o günü beklemek, bavul hazırlamak. Seviyorum böyle organize işleri. Yaklaştıkça da heyecan yapıyorum. Aylar öncesinden bilet alıp o günü beklemek beni çok mutlu ediyor. Bazen aksilikler olsa, planlar iptal olsa da bana çok iyi geliyor geri saymak. İşte Edirne gezisi de böyle bir planlamanın sonucu oldu. Talha Uğurluel televizyon programlarında görüp sevdiğim, kitapları ile beni mest eden araştırmacı-rehber-yazar. Koca adamla anlatımına bayılıyoruz. Geçen yıl turlarını araştırıp bize uygun tarihe karar verene kadar kontenjan dolmuştu. 2016 yılında Nisan ayı Edirne için elimi çabuk tuttum. Program belli olunca hemen rezervasyon yaptırdım. Tur ekibinde Emre’de olduğu için sıkı bir plan yaptım. İşte detaylar:

1459511600036

Tur günübirlik olduğu ve İstanbul’dan başladığı için bizim Bursa’dan sabahın nurunda kalkıp ekibe dahil olmamız eziyet olacaktı. Biz ne yaptık, bir gün önceden Edirne’ye gidip otele yerleştik. Otel seçimimizi yaparken merkezi olmasına dikkat ettik. Hem yerinden hem de aile işletmesi olmasından mütevellit Taşhan Otel’den çok memnun kaldık. Odaların büyüklüğü çocuklu aileler için çok ideal. Bahçesinde bulunan mutfağında istediğinizi pişirebilirsiniz. Refikadan aldığım mini piknik ocağı yanımda olduğu için ben ihtiyaç duymadım. Evden çıkarken cuma günü için Emre’nin yemeklerini hazırlamıştım. Cumartesi sabah erkenden kalkıp çorba pişirip yanıma aldım. Zaten tur ekibi Edirne’ye planlanandan bir saat geç geldiği için çok rahat her şeyi yetiştirdim. Hava serin olduğu için buz kalıpları ile 4-5 saat soğuk saklamak zor olmadı. Öğlen çorbayı yemek yediğimiz yerde ısıttım. Uyku sonrası meyve yoğurt yaptık. Dönüş yolunda kek ve hoşafla (hoşaf neden kaynarsa kaynasın içine illa ki vişne katıp kırmızıya boyuyorum) günü tamamladık. Yemek konusu benim için çok önemli, Emre için de sıkıntılı olduğundan bana göre gezinin en zor kısmı sorunsuz geçti diyebilirim.

1459584745933

Tura adaptasyonumuza gelince, iki yaşında bir çocukla böyle bir kültür gezisi çok akıl karı değil dostlar bilesiniz. Hele de Talha Uğurluel gibi bilen, her köşeyi,dağı taşı anlatan biri ile hiç değil! Ayrıca gezi boyu beni çok rahatsız eden bir diğer hususta rehberimiz Talha Uğurluel’in “hadi şurdan bir periscope yayını yapalım” deyip olayı hemen canlı yayına bağlaması çok hoş değildi. Ama üstüne bir de “canlı yayındayız, gürültü yapmayalım” demesi oldukça iticiydi. Gruba çocukla katılmakta bir sorun yok ve oldukça sakin uyumlu olan Emre de nihayetinde bir çocuk ve durup caminin tarihçesini bizim gibi pür dikkat dinlemesi beklenemez. Ve ben para verip bu tura katılmışsam öncelik benim olmalı diye düşünüyorum.

1459585719620

Bunun dışında gezilen yerler, kulaklık sistemi, turun programı gerçekten çok iyiydi. Bir daha böyle bir programa katılır mıyım? Evet, on yıl sonra kesinlikle katılırım:)

1459832315762

Not 1: Talha Uğurluel inanılmaz pöpüler. Bu survıver seven bir millet için çok umutvari. Geçtiğimiz her yerde müthiş bir ilgi ile karşılanıyor. Ve turdakilerden ziyade geziden bu hayranlar memnun kalıyor diyebilirim. Çünkü rehbere siz özel bir soru soracak vakit bulamazken yoldan geçen birinin sorduğu soruya on dakika cevap veriyor. Yemekte bile telefonla konuştuğu için ben Bursa’ya geldiğinde rotaya dışarıdan eşlik etmeyi düşünüyorum. Bir çok Edirne’li bizimle böyle gezdi çünkü:)

Not 2: Kaldığımız Taşhan Otel’in adresi Çavuşbey mah. Ağaçpazarı cad. No:2/3 (üç Şerefeli Cami Karşısı) Edirne İşletme ile ailenin oğlu Orçun Bey ilgileniyor bilginize.

Not 3: Şu ülkede tarihi eserlerin kıymeti bilinmior o malum. Ama Belediyecilikte bu kadar mı zayıf olur. Ve böyle güzel şehirlerin bahtı bu kadar mı nasipsiz…

Not 4: Bu fotoğraflar neden küçük oldu bilmiyorum!!!

0

Benim Gizli Bahçem

DSC_2109

Ankara. Her şeyin başladığı yer benim için. İşimi de aşkımı da Ankara’da buldum. Bugün mutluysam temelleri bu şehirde atıldı. Ve o kadar çok köşesinde anılarım var ki…Her gittiğimde “ah şuraya da gitsek,şurada da otursak,tüh şunu göremedik” diye diye dönüp bir sonraki gidişim için planlar yapıyorum.

En sevdiğim,kimselere söylemediğim,yıllardır sır gibi sakladığım mekanım ve onun biricik sahibesi Lale Ablam. Yıllar önce Hürriyet Ankara’da minicik bir haber sayesinde buldum onu. Ki şimdi gazetenin yerel ekini okuyacak kadar vaktim olmasına hayret ediyorum. Evim onun yaptığı bebeklerle doldu. Onun özendirmesi ile koca adam bana dikiş makinesi aldı -şimdi vakitsizlikten aramıza mesafe koysak da-,ev kumaş ve ıvır zıvır kutuları ile doldu. Emre’ye hamileyken gitmeyi çok isteyip gidemeyince bir ricamla kapı süsümü yapıp yolladı. Geçen ay Ankara seyahatimizde yanına uğradım ama o yoktu. Emre’nin arkadaşlarına hediyeler alıp ayrıldık.

Ah şimdi Ankara’da olsam,haftanın ilk günü öğlen bir kaçamak yapıp bir kahve molasında iki laf etsek ne iyi olurdu…

Sana Not: Adresi mi?Yok artık daha neler…Dedim ya sır diye:)