Türkiye’ de Azınlıklar

Açsınız, hem de çok. Ve bu durumda seçme şansınız yokken önünüze gelen koca bir dilim pastayı ya da yarım tepsi baklavayı o açlıkla midenize indirdiğinizi düşünün! Oturdu dimi:) İşte Baskın Oran’ ın Türkiye’ de Azınlıklar kitabı bende biraz o etkiyi yaptı. Bir alt yapı -yani çok aç değilim ama tok da sayılmam- var ama bu kitap için çok yetersiz. Okurken dönüp araştırdığım, durup bir düşüneyim dediğim çok konu oldu.

Kitabın sunduğu en güze şey farklı bir bakış açısı. Bu duygu kitap okurken belki de en keyif aldığım şey. Ben bunu daha önce niye hiç düşünmedim diye kendime hayret ediyorum. En son Meryem Uzerli’ nin ülkeyi terk edip hayatımıza “tükenmişlik sendromunu” kattığı günlerde bir röportajında okumuştum. Cümleleri birebir hatırlayamasam da şöyle  “Evet ben Türk’ üm kendimi de Türk hissediyorum ama ana dilim Almanca. Ben tüm duygularımı yani kendimi en iyi bu dilde ifade ediyorum. Onun için buraya sığındım. Burada -Almanya- bir uzmandan destek almak istedim” diyordu. O gün resmen bir kapı aralanmıştı beynimde. Bu kitabı okurken de bazı konularda öyle oldu. Yine katılmadıklarım, şaşırdıklarım, yok artık dediklerim olsa da hazmı zor bir kitap. Ama okunası haberiniz olsun!

Not: Şu mimozaların güzelliği nedir kardeşim? Hele kokuları…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s