Hamilelik Goygoyları Vol 1.

img_0562

Hamilelik çok garip bir durum. En azından benim için. İlk üç ay bitmeyen bulantılar, hayattan keyif almama, sürekli bir halsizlik hallerine baş ağrısı, bel ağrısı gibi bir sürü beden sızısı da eklendi. Ama evde üç yaşında ve enerjisi tavan bir minik adam var. Ve o bunlardan hiiiiç anlamıyor. Anneliğin verdiği muhteşem enerji ve sevgi gücüyle onu hallediyorum ama yurdum insanı beni delirtiyor! Nasıl mı?

-“Ben hamileyken hiç böyle olmamıştı…” diye başlayıp bitmeyen hikayeler dinlemek bu hamileliğimde yaşadığım baş ağrılarını sekize katladı desem? Evet olabilir sen yaşamadın ama ben yaşıyorum. Ben de ilk hamileliğimde bu sıkıntıları yaşamamıştım. Beden aynı ama ben aynı ben değilim. İçimdeki de aynı çocuk değil. Bir nehirde iki kez yıkanılmaz demek istiyorum ama kime felsefe yapıyorum ki…

-“Oooo karnın çıkmış!” diye söylenen hayret cümlelerine iç sesim “Dün akşam kuru fasulyeyi fazla kaçırdım” ya da “sen kendi karnına baksan” gibi onlarca cümle koro oluyor içimde ama ben sakin sakin “altı aylık hamile olduğum için olabilir mi?” demekle yetiniyorum:)

-“Aaa bu sefer sanki çok kilo aldın” diyenlere sen kendi g.tüne bak demek istiyorum:) Yok aynı gidiyorum tek sorun -ki o da sorunsa- Emre’ ye hamile kaldığımdan daha düşük bir kilo ile hamile kaldım. Yoksa gidişat aynı deyip konuyu kapatıyorum.

-“Sen bunu doğur bir çocuk hiç bir şeymiş göreceksin” ciler. En çok bunlara sinir oluyorum. Emre’ ye hamile olduğumu öğrenen bu cins insanlar tebrikten önce “ayyy Allah kurtarsın, bu bulantılar hiç bir şey son aylar felaket” deyip acıyan gözlerini suratıma dikerlerdi. Son aylar gelince “ayy Allah kurtarsın hayırlısıyla bir doğursan ama asıl zor orası (yapılan sezaryen normal geyiğine girmiyorum bile)” der yine bir sürü acayip hikayeleri sıralarlar. Yok doğum şöyle zor, yok geceler böyle eziyet. Doğurursun bitti sanırsın ama nerdeeee! Bu sefer yok çocuğun gazıydı, dişiydi diye beynini yerler… Şimdi de iki çocuk faciasından bahsediyorlar ki Allah onları bildiği gibi yapsın demekten öteye gidemiyorum:)

-“Nasıl çok hareketli mi? Bu çok yaramaz olacak ben sana söyleyeyim” deyip kıs kıs gülenler. Bir kere yardımları olmamış, çok yoruldun ver iki saat bana sen dinlen dememiş, çok bunaldın ben bakarım sen çık hava al aklının ucundan bile geçmemiş bu insanların hayatları başkalarının mutsuz olması üzerine kurulu. Onlar için dua bile edemiyorum zira hepsi umutsuz vaka…

Bu liste uzar gider dostlar. Napıyoruz peki? Bu insanları kibarca cevaplayıp minik adımlarla uzaklaşıyoruz. Ve sosyal alanlarda çok karşılaşmamaya özen gösteriyoruz:)

Not: Evet zor bir hamilelik geçiriyorum. Buraya yazmak teknik nedenlerle gecikiyor. Umarım özlüyorsunuzdur:)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s