0

Smoothi Günlüğü

DSC_1949

Smoothi içitiğimi kime söylesem “senin kilon mu var,niye?” soru bombardımanına tutuluyorum. Ferin Batman’ın instagram hesabında başlattığı 21 gün smoothi programını okuduğumda çok heyecanlandım çünkü tam aradığım şeydi. Şunu ye bunu ye yoktu. Sadece işlenmiş gıda,gazlı içecek,şeker,kızartmadan uzak duruyoruz. Kızartmayı haftada bir ya yiyorum ya yemiyorum.Gazlı içecek desen hiç içmem.İşlenmiş gıda fast food işim olmaz.Geriye şeker kaldı:) Tatlıya çok düşkün değilim ama açıkçası yasak olunca zorlandım. Yedi günde sadece iki kez bu kuralı deldim diyebilirim. Ve en çok merak edilen smoothiyi yeşile boyayan ıspanağın tadına,hiç tadı yok emin olabilirsiniz. Görüntüye aldırmayın. Ve smoothinizi kesinlikle çok iyi rondodan geçirin. İlk bir kaç gün benim yaptığım hata -hiç aceleci bir insan değilim oysa:)- iki bızlayıp malzemeleri çok iyi karıştırmadan bardağa dökmek oldu. Bu da içimi zorlaştırdı. Ve son olarak amacınızı unutmayın!

Benim amacım kilo vermek değil vücudumu dinlendirmek,ödemleri atmak,cildimin ışıldaması ve bu sürenin sonunda iyi bir alışkanlık kazanmaktı. Biraz aksakta olsa ilk bir haftayı geride bıraktım. işte ilk bir haftanın bendeki raporu ve tariflerin tümü:

1.Gün: İlk günkü tarifi içtiğimde “ooo bu olay süpermiş tam bana göre” falan filan diyerek bir güzel içiverdim. Porsiyonların iki kişilik olması nedeniyle evdeki sağ kolum Saime Ablayı da olaya dahil ettim:) Başlangıç için gayet iyi bir tadı var bence ve dört saatten daha fazla tok tutuyor,şaşırtıcı değil mi?

2 su bardağı ıspanak

2 çay bardağı su

1 su bardağı ananas veya armut

1 su bardağı şeftali

DSC_1959

2.Gün:Emre’ye hamileyken karpuzdan nefret ettim. İki yazdır karpuz yemiyorum ve bugünün smoothisinde karpuz var!Hadi dedim girdik bir yola dönmek yok dedim,zaten bir sürü şeyle karışacak anlaşılmaz ki dedim…Ama tadı,ıyy!Gelin görün ki bir hafta içinde Saime Ablanın en sevdiği smoothi de bu oldu.Demek ki damak tadı diye bir şey varmış:)

1,5 su bardağı doğranmış karpuz

1,5 su bardağı çilek (ben çilek bulamadım böğürtlen koydum)

2 su bardağı ıspanak

3-4 dilim zencefil (benim için öldürücü darbe)

2 küp buz yada 4 yemek kaşığı su

3.Gün: Dünün sancısı hala ağzımda ama durmak yok devam. Badem de işin içine girdi olay biraz renklendi. Zaten elma varsa bana yeter.

5 çiğ badem

1 orta boy elma (kabuklu,çekirdeksiz) 

1 çay bardağı yoğurt

1 çay bardağı süt

1 çay kaşığı tarçın

1 küçük muz (geceden doğrayın dondurun krema gibi oluyor)

4.Gün:Yorum bile yapamayacağım. Takdir sizin:)

150 ml badem/soya/yağsız süt

Yarım avakado

1 kabuklu doğranmış salatalık

1 çay kaşığı toz zencefil

1 tatlı kaşığı bal

5.Gün:Bir ağlatıyor bir güldürüyor,çözdüm Ferin’in olayını:)

1 su bardağı dolusu ıspanak

1 orta boy armut veya kivi veya yeşil elma

5 adet çiğ badem 

2 yemek kaşığı dolusu yulaf ezmesi

1 çay kaşığı tarçın

1 çay kaşığı zencefil

3-4 yaprak nane

1 çay bardağı süt

1 çay bardağı su

6.Gün:Yine şeftali yine harika bir smoothi.Bunu günde üç kez içebilirim!

2 orta boy şeftali

300 ml badem sütü veya yağsız sütü

2 su bardağı dolusu ıspanak veya kara lahana

1 küçük muz

1 tatlı kaşığı tarçın

7.Gün:İnanılır gibi değil ama bir hafta geride kaldı.Tamam bu iş derken pazara denk gelmesi biraz kötü oldu…

1 bardak süt

1 portakal

1 şeftali

1 küçük havuç

1 çay  bardağı yulaf ezmesi

1 çay kaşığı tarçın

DSC_1960

Size küçük tavsiyelerim olacak.Benim gibi sabah evden çıkmadan çok işiniz varsa geceden tarifleri hazırlayabilirsiniz. Ben taze hazırlanmış tüketmeyi seviyorum ama öyle olunca da bazı günler malzemelerden birini unutuyorum:( İşte farkettiğimde ise üzülüyorum! Hele de o en sevdiğim,dört gözle beklediğim smoothi ise!

Muzları yerli alın,hem aroması fazla hem de belirtilen muz miktarı küçük.Eğer bulamazsanız bir büyük ithal muz kullanın.Tariflerin hepsi iki kişilik unutmayın. Muzları kullanırken kararmış olmasına özen gösterin. Bir kaç gün oda sıcaklığında bekletirseniz hemen kararıyorlar. Her bir muzu doğrayıp dondurucuya atın. Hem pratiklik oluyor hem de smoothiye çok iyi bir doku kazandırıyor.

Yulaf ezmesi ya da kinoa kullanılan tariflerde yulafı veya kinoayı beş on dakika sütte bekletin. Mevsim itibari ile ıspanak bulmak pek mümkün değil. Marketlerde dondurulumuş bulabilirisiniz. Eğer taze bulursanız da doğrayıp,porsiyonlayıp buzluğa atın derim,çok pratik oluyor. Dondurulmuş ıspanağı porsiyonlarken dikkat edin çünkü tarifler tazesine göre verilmiş unutmayın.

Ferin Batman’ın da dediği gibi evde smoothi yapmak için blendır,rondo vs. yoksa alın ama her evde artık olduğunu düşünüyorum.Bendekinin haznesi küçük ama iş görüyor.

Bence düşünmeyin,ertelemeyin.Başlayın!

İyi haftalar:)

 

 

Reklamlar
0

Hassas Anne Buluşması

DSC_1964

Tatil öncesi elimde olmayan sebeplerle işte ipe un sermiştim.Tatil sonrası çok hızlı dönüş yaptım ama işlerde aynı yoğunlukta beni kovalıyor.Bu yoğunlukta sevgili arkadaşım @aslıyurttaşaraz bana hassas anne Bursa’ya geliyor dediğinde bir düşünmedim desem yalan olur. Ama hızlıca karar verip,bir boşluk bulup bu toplantıya gittim. Çok da iyi yapmışım.Sizleri de unutmadım küçük küçük notlar aldım. Bakın toplantıda neler konuştuk ve ben neler gözlemledim.

*Hassas anne çocuğumuzu birden fazla doktora götürmemizi ve senede bir kez kan tahlili yaptırmamızı öneriyor. Birden fazla doktor kısmına katıldığımı pek söyleyemem.İyi bir doktor bulup,ona güvenip yola devam etmeli. Tabi ki ciddi bir sorunda birden fazla doktora götürmeli ama bunun haricinde gripti,ateşti doktoruma güvenip tavsiyelerine uymayı kendi ruh sağlığım için daha uygun buluyorum.Bilmem siz ne dersiniz?

*Bebeklikten başlayıp çocukluğa giden yolda düzen disiplinin ne kadar önemli olduğunun hassas anne de altını çizdi.Bu konu bence de çok önemli. Emre’ye doğduğundan beri uyku,yemek konusunda mümkün mertebe bozulmamasına azami dikkat ettiğim bir düzen kurdum.Büyüdükçe bu düzen,rutin konusuna sürekli yenileri ekleniyor.

*Yediklerimiz konusuna değindik ki artık beni biliyorsunuz bu konuda ne kadar “takıntılı” olduğumu.Çocukların yanlış beslenme yüzünden yaşadığı sıkıntıları,erken ergenliğe girmelerini vs. konuştuk. Özellikle tavuk ve yoğurda değindi Ece Hanım. Tavuğu Emre’ye hamileyken yememeye başlamıştım.Emre doğduktan sonra da sadece güvendiğim yerlerden gelen tavukları yedim ki onun da sayısı iki ya da üçtü sanırım.Doğal beslenmiş bir tavuğu bulmak neredeyse imkansız.Bursa’ya ilk geldiğimde Orvital markasını -bu markayı Kantin’in sahibesi Şemsa Denizsel‘den biliyorum,o alıyorsa tamamdır- aramış fakat perakende satış yapmadıklarını öğrenmiştim.Daha sonra Migros’larda var denildi ama ben evimin yakınlarındaki hiç bir Migros’ta da bulamayınca vazgeçmiştim.Ta ki dün bu konu açılana kadar.Ece Hanım organiktedarikçim adlı internet sayfasında Orvital marka tavuğun satışının yapıldığını söyledi. Benim için günün en önemli bonusuydu diyebilirim.

*Koşulsuz sevginin öneminden,çocuklarla birlikte isteyerek oyun oynamanın,oyun oynarken illa bişeyler öğretmek yerine birinci önceliğin sadece oyun oynamak olduğundan bahsettik

*Mükkemmel anne olmaya çalışmamaktan,hepimizin kızgınlıkları,öfkeleri sevinçleri vs. olabileceğinden,bunu bilerek anne olmaya devam etmeye kendimizi hırpalamamamız gerektiğinden bahsettik ki biliyorsunuz bu konuda benim de mükkemmel anne sendromu diye bir yazım var. Okumadıysanız lütfen okuyun,okutun:)

Bunların dışında evde çocuklarla nasıl daha iyi vakit geçirebiliriz diye @etkinlik annesinin önerileri oldu. @aşçıanne yemekler konusunda bir kaç öneride bulundu ama söylediği çok çok önemli bir şey vardı;bulaşık makinesinde kullandığımız deterjanlar.Aslında bu da çok uzun bir yazı konusu olabilir.Deterjan konusunda evde kendi deterjanımızı yapmamızı önererek çok kolay bir tarifi paylaştı:2 ölçek limon tuzu,1 ölçek çamaşır sodası,1 ölçek karbonat.Ayrıca çok güzel bir yazıda aşçı annenin sayfasında mevcut,lütfen okuyun.

DSC_1965

Toplantı boyunca güzel ikramlar vardı.Toplantı sonrası üretim yeri Mudanya olan Radoha Kefir ve sabunları bize hediye ettiler.Kefirle pek aram yok ama sabun ilgimi çekti.İçeriğinde palm yağı ve sadece kefir olduğu söylense de aaçıklamada hoş kokusunun doğal çiçek özlerinden almaktadır yazısını okuyunca kafam biraz karıştı. Ve neden zeytinyağı değil de palm yağı? Açıklama kısımında egzama kaşıntı,ciltte döküntüye iyi geldiği yazıyordu.Şu ara yine hem başımda hem de cildiminin bazı yerlerinde yine o nedeni bilinmeyen kaşıntı yavaş yavaş ben burdayım demeye başladığı için kullanmaya kara verdim.Size sonucu yazarım.

Bir sonraki buluşma nerede nasıl olur bilmiyorum ama bu tip etkinliklerin daha fazla olması,aynı gemide yol aldığım annelerle daha fazla görüşmeyi canı gönülden arzu ediyorum. Belki de bu konuda ben de elimi taşın altına koymalıyım ne dersiniz?

0

Yol Hali

DSC_1730

Önceki yazımda bahsettiğim Bursa-Antalya yolculuğumuz her ne kadar Emre’nin uyku saatine denk getirsek de dört saatlik yol boyunca Emre uyumadı tabi. Emre’yi arabada koltuğunda otururken oyalamak için yanıma biraz oyuncak,daha önce görmediği bir kitap ve çıkartmalar aldım.

DSC_1731

Yalvaç Ural’ın Korkuluğun Kalbi adlı kitabını arkadaşım bize hediye etmişti. Kitabın kalın karton sayfalarınada hikayeye de bayıldık. Defalarca okuduk diyebilirim.

DSC_1761

Emre sayfalarını rahatlıkla çevirdiği,kucağında tutabilecek boyda olması,harika resimleri ile bu kitabı çok sevdi. Sizin de bildiğiniz bu tarz başka kitaplar varsa paylaşır mısınız?

0

Yaz İçin Aldıklarım

DSC_1734

Daha önce anlatmıştım Emre doğduktan sonra kendime çok az vakit ayırır oldum. Bu kısımdan kişisel bakımımda nasibini aldı tabi. Herşey asgari seviyeye çekilmişti ama Emre büyüdükçe seviye yine yükseliş trendinde:) Bu yıl tatile çıkmadan kendime hediyeler aldım. Bazen insan kendine ufacık hediyeler vermeli ama değil mi?

Yine doğal ürünlerden vazgeçmemek adına tatil öncesi Loccitane ve Yves Roche mağazalarına uğradım,indirim heidye derken kendime sabun,el kremi,şampuan ve yüz yıkama jeli adlım.

Gliss’in millıon gloss serisini fikrimühim sayesinde tanıdım ve çok beğendim.Tüm yaz deniz havuz sonrası kullandım ve çok memnun kaldım,kesinlikle deneyin derim. Aslında şampuanını da kullanıyordum ama saçımda bilinmeyen bir nedenle gelişen kaşıntı yüzünden şampuanımı değiştiridim. Çözüm olmadı ama yine de aradoludan aldığım utrakram şampuanla bir nebze ferahladım diyebilirim.

Parfüm bir arkadaşımın hediyesi. Yaz akşamalrı için hafif iddialı bir koku ama iyi anlaştı tenimle:)

Ve yüzüm için denizde kullandığım güneş kremim spa magik.Üç yıldır kullanıyorum ve açık tenli olmama rağmen çok iyi koruduğunu söyleyebilirim.

Siz neler aldınız söyleyin bakalım?

0

Tatile Giderken

DSC_1815

Yine uzun bir ara ve geri dönüş:) Haftanın en güzel gününden herkese merhaba!

Hemen hızlı bir şekilde başlamak,hala tatile çıkmayanlar varsa onlara kendi yaşadıklarımı anlatıp fikir vermek istiyorum.Önce bayram sonrası çıktığımız Antalya tatilimizi anlatayım.Aylar öncesinden rezervasyon yaptırdığımız Nirvana Lagoon Villas Spa Hotel’e gitmek için öğlene doğru yola çıktık.Öğlene doğru çünkü Emre on iki bir arası uyuyor.Yolun bir kısmında uyuması bizim için çok önemli.Bursa-Antalya arası yaklaşık yedi saat olduğu,Emre ile bu kadar uzun yolu geçen yazdan beri denemediğimiz,otele yorgun girmek istemediğimiz -tabi o kadar para verince- gibi bir sürü neden birleşince gece mola verip sabah yola devam etmeyi planlamıştık. Yolumuz üzerinde olmasa da yolu çok uzatmadan Eğirdir-Isparta’da kalmaya karar verip yola çıktık. Neden Eğirdir derseniz göl olması turistik olabileceğini düşündürdü ama tam anlamıyla bir hayal kırıklığı!Tam bir çöplük,sefillik ve çocukla gidilmeyecek bir yer diye kara listeme girdi bile bir gece kalmakla!Sabah erkenden otel için tekrar yola koyuduk. Ve gece konaklamanın çok iyi fikir olduğuna emin olduk. Otelde kaldığımız dört gün boyunca;

*Bir buçuk yaş bebekle öyle çoook lüks otellerden çok şey bekememek lazım. Neticede o hala bebek. Yanımda götürdüğüm yoğurtlara bin kez şükrettim. Son gün otel görevlilerinden rica edip dondurmalarını istediğim buz kasetlerini soğutup bana verdikleri içinse hala kızgınım!

*Otelde çok görevli,çok havuz,çok yeşillik vardı.Emre ile koşturmak,kocaman bir havuzda üç kişi ve sürekli servise hazır bir görevli bulunması harikaydı,kendimizi özel hissettik. Otel zaten mevcut villalar ve VIP müşteri konseptiyle buna çok alışık.

*Yemekleri vasat,kırmızı et neredeyse yok,sulu yemekse hiç görmedim.Bu anlamda da çok zorlandım diyebilirim.Çocuk restoranı vardı ama ana restorana uzak ve yemek saatleri farklı olunca bir kez bile uğrayamadık.Biz bir aile olduğumuz için Emre de bizimle aynı anda yemek yiyor.Onu önce yedirsem ben yemek yerken o ne yapacak?Bu anlamda eksi puan aldılar.Ama ana restoranda mama sandalyeleri,tek kullanımlık önlük ve kaşıkları çok iyi düşünülmüştü bu da benim için artıydı:)

DSC_1809

Otelde personel çok ama motivasyonları azdı. Anlamsız bir ilgisizlik vardı diyebilirim. Ama pastane bölümünde ilgide,keklerde muhteşemdi.Hele mövenpick dondurmasını burada anlatmam yetmez.Günde üç kez üçer top yedim,pişman değilim.

Odaların büyüklüğü,farklı bir maksatla yapılmış olan cam duş duvarından banyodayken odada oynayan Emre’yi görebilmek,dolapların fonksiyonelliği de iyiydi.

DSC_1824

Plaj çok dar ve eğimli.İki yaş altı bebekle çok fazla vakit geçirmek pek mümkün olmadı.

Otele dair aldığım notlar bunlar.Bir daha gider miyim?Emre olmasaydı belki ama Emre ile tabi ki hayır.Ama şunu da akıldan çıkarmamalı iki yaş altı bebeğinizle bu tip yerlerde muhteşem tatil diye bir şey yok!Daha iyisi yazlıkta onu da anlatacağım,beklemede kalın:)

Not:Emre’nin mayosunu minineosden aldım.Çok kullanışlı,çok şık.Aynı zamanda alıştırma külodu,tavsiye ederim.İçi pamuklu olduğu için kuruması biraz zor ama Emre’nin kaka saati belli olduğu için gün içinde ayrıca bez bile kullanmadık diyebilirim.