0

Arayı Çok Açınca

Yazmak şu hayatta okumaktan sonra en büyük keyfim.Hatta hangisi birinci sırada bazen ben de bilmiyorum.Zaten bu yüzden yaşadıklarımı bu dijital günlükte paylaşıyorum:)Ah bir de güzel fotoğraf çekebilsem,teknolojiden anlasam!Neyse yazının konusu bu değil.Buralara uğramayalı epey oldu.Ki hiç böyle olmasını istemediğim halde.Ramazandı,işti,evdi derken yine ipin ucunu kaçırdım.Neyse ki önümde güzel tatil planları,bir kaç gündür “aylardan yaz” dedirten bir güneş ve okunacak onlarca kitap var.

DSC_1706

İnstagramdan beni takip edenler varsa bilir,geçenlerde iftarı beklerken okuduğum bir kitaptan bahsetmiştim.Evet sabah-akşam serviste okuma fırsatı bulduğum saatlere bir de iftarı beklediğim zamanlar eklendi.Tabi evde yemek varsa,ütüler yapıldıysa ve Emre babasıyla parka/dedeye gittiyse.Yani öyle her zaman olan bir durum değil:)

İşte bu kitapta yine bu zamanlarda bitti.Kitap yaklaşık 300 sayfa ama kalın bir punto – idefix editörü gibi oldum- ile yazılmış.Ve neredeyse tüm kitap boyunca aynı şey anlatılıyor.Benim bilmediğim bir konu değil “çocuğa sınır koymak”.Ama burada vurgulanan,üç yüz sayfa boyunca anlatılan kararlı olmak,vazgeçmemek ve çocukla iletişim halinde olan herkesin aynı tavrı koruması.Tutarlı olmak ki söz konusu Emre olunca bu benim en çok zorlandığım konu maalesef.

Kitabın içeriği nasıl derseniz;televizyonda bir program vardı sanırım Trt’de -televizyon izlemeyeli bir yılı geçmiş!!!- ,Dadı diye. Hah o programı hatırladıysanız yöntemler oradakinin nerdeyse aynı diyebilirim.Üç yaştan başlayıp on altı yaşına kadar olan çocuklarda uygulanabiliyor.Her şeyi denedim yinede oğlumla/kızımla işler yolunda değil diyorsanız bence mutlaka bir göz atın!

Okuduğunuz zamanlar bol olsun…

Not: Kitap ayraçları kitap okumanın bir diğer eğlenceli tarafı.Yüzlerce kitap ayracım var ve hala biriktirmeye devam ediyorum.Bu ayraçta sevgili arkadaşım Özlem’in dünyalar tatlısı Niloşunun doğum gününden:)

Reklamlar
0

Nar Reçeli

DSC_1705

Emre on altı aylık oldu.Gece uykularında gram iyileşme yok.Ve benim sinirlerim her geçen gün daha da geriliyor.Hayatım boyunca az uyuyan bir insan olmadım ve uyku hep en sevdiğim oldu.Şimdi bu sevgiliyle o kadar hasretiz ki birbirimize!!!Ama tüm bunların sorumlusu olarak tabi ki kendimi görüyorum.Tecrübesizliğim ve Emre’nin emzirme sonrası göğsümde uyumasına hayır diyememem beni buralara kadar getirdi.Şimdi kara kara bu huyundan nasıl vazgeçireceğimi düşünüyorum…O kadar oku,araştır,bul,dinle sonra anneliğin o dayanılmaz duygu yoğunluğu altında ezil.

Bu uykusuz gecelerin ben de bıraktıkları öyle derin ki,fotoğrafta gördüğünüz nar reçelide bu gecelerden bir kaçının ürünü.Saatlerce nar suyu sık,Emre ağlayınca koştur,şekeri tart,hadi yine Emre’ye koş,gel ocağı yak,kaynarken sıcaklığı ölç ki bu derece çok hassas yoksa reçel yanar,böyle böyle kaç gece sürdü bu terane.Sonra bir ara kurabiye keke verdim kendimi.Bir ara ben de Emre ile uyumaya başladım ama öyle olunca da hayattan koptum.

Neyse ki çalışmaya başladım biraz sosyalleşme imkanım oldu.Ama bu seferde bambaşka bir sorunumuz oldu:Sabahları evden çıkmak,tam bir işkence!Tam gideceğim saatlerde uyanıp bana yapışmaya başladı.Çıkma vakti gelince kızılca kıyametin bizim evde kopması.Bırakıp gitmeme imkan vermeyen ağlamalar,boğazıma sarılmalar…Henüz odalarımızı ayırmadığımız için de beni görmeden giyinmem çok zordu şuydu buydu derken koca adamla bir yol bulduk.Sabah son kez emzirdikten sonra ben başka odaya geçiyorum.Evet genelde insanlar çocuklarını başka odaya geçirir ama biz henüz o konuya gelemediğimizden bu yol çok işimize yaradı.Uyanacak gibi olunca babası pışpışlıyor ve hooop uyumaya devam ediyor.Ben de rahat rahat hazırlanıp,kahvaltımı yapıp,çıkıyorum.Sevgili uzmanların,pedagogların,psikologların dediği gibi “efenim kaçar gibi gitmeyin,öpüşün koklaşın,işe gidiyorum akşama geleceğim diyin vs vs” yalan valla.El kadar bebe hiiiiç anlamıyor bunlardan.Ama yapan varsa şapka çıkarıyor,anlayan bebeyi de sevgiyle kucaklıyorum.

Not 1:Adem Güneş iki yaşına kadar bebeğinizi yanınızdan ayırmayın dediği için sevinçten havalara uçmuştum.Hala da pişman değilim:)Ama uyutma konusunda hatalar yaptım,biliyorum.

Not 2: Fotoğraf kötü biliyorum ama napiiim,sabah dört buçuktan beri uyanığım ve evden çıkmadan hemen önce çektim:(

Not 3: Reçel tarifi cafe fernandodan..başka söze gerek yok:)

0

Hastane Çantası

yaz gelsin1Geçenlerde bir arkadaşımla kahve içip yaz için planlarımdan bahsediyordum.Onunsa yaza dair planları apayrı çünkü Ağustos ayında ailelerine bir minik katılacak! Bana “hastaneye giderken yanıma ne alsam,neye ihtiyacım olacak?” diye sordu. Herkesin ihtiyacı farklı olsa da aklınızda bir fikir olması için kendim için hazırladığım çantayı sizlerle paylaşmaya karar verdim.İşte benim çantamdakiler;

Emre için yanıma hiç bir şey almadım çünkü hastaneden bir şey getirmememizi,bebeğin ihtiyacı olan her şeyi vereceklerini söylemişlerdi. Ama nolur nolmaz diye evde “gerekebilir” diye bir çanta yapmıştım. İşte o çantaya iki body,iki tulum,bir tane alt-üst takım,başlık,eldiven,battaniye ve 8-10 adet bez koydum. Siz de yaz ayı içinde doğum yapacaksanız tulum ve alt-üst takımdan ziyade body sayısını iki üç adet artırın.Ama olayı da çok abartmayın,hastanede mahsur kalmayacaksınız:)

Kendim için aldıklarıma gelince,pijama konusunda her kafadan bir ses -hayret değil mi,başka konularda herkes hemfikir olurdu aslında:)- çıkıyordu!Kimisi kesinlikle gecelik gibi olmalı derken bir taraf kesinlikle alt-üst takım öneriyordu.Bir grup önü düğmeli olmalı derken diğer taraf kesinlikle askıları çıkarıp takılabilen -ki bunlar adına kurulmuş bir sektör,gece elbisesinden bozma pijamamsı gecelikler ve fahiş fiyatlar var- gecelik olmalı da olmalı diye diretiyordu. Yine annemin öğüdünü dinleyip herkese kulaklarımı tıkadım,kendi iç sesimi dinledim.Bir gecelik bir de alt-üst pijama koydum çantama.Bir de sabahlık ekledim.İşin pratik kısmına vakıf olduğumda yani hastanede kaldığım iki gün zarfında şunları tecrübe ettim.Odalar inanılmaz sıcak ve gelen gidenden de zaten size bir daral geldiğinden sabahlık çok gereksiz.Gecelik mi alt-üst takım mı derseniz bu tamamen sizin rahatınızla alakalı.Yani ister normal ister sezaryen doğum yapın açık yaranız olmayacağından ikisini de giyebilirsiniz,tercih sizin.Geriye ne kaldı askıların çıkması,çocuğu rahatça emzirmeniz.Bunun içinde saçma sapan geceliklere dünyanın parasını ödemeyin.İlk iki gün çocuk yol yorgunu, sizde de boyut atlamanın rehaveti olacak.Uzun süreli emzirme maratonu hastanede başlamaz büyük olasılıkla ama başlasa da içinize çamaşır giymeyeceğinizden -doktor ve hemşireler tavsiye etmiyor- içinde rahat edeceğiniz,sizi sıkmayan,rahat bir pijama ve gecelik kafi.Ama bulursanız önden düğmeli bir model ilerideki günlerde işinizi çok kolaylaştırır,bende söylemesi.

ÇAMAŞIR

Evet pijama konusu hassas ondan bu kadar yazdım.Gelelim diğerlerine.İç çamaşırı olarak yanınıza sadece külot alın ama öyle tek kullanımlık falan değil normal pamuklu külot.Ve bunları yine bir beden büyük almanızda fayda var.Doğum sonrası yoğun kanama olacağı için kullanacağınız bezlerle rahat edersiniz.Bezlerinizi kendiniz alacaksanız eczanelerde ve bazı büyük marketlerde satılan hasta bezlerinden alabilirsiniz.Çantanıza atlet de koyabilirsiniz ama emzirme sütyenine ilk etapta gerek yok.İlerleyen günlerde ya da doğum yapmadan önce yaz için emzirme sütyeni kış içinse emzirme atleti mutlaka alın.En az üçer tane almanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.

Hem doğum öncesi hem doğum sonrası yürümeniz gerektiğinden yanınıza mutlaka sizi rahat ettirecek terlikler alın. Atacağım zaten üç beş adım demeyin,biraz süslü olsun demeyin. O adımlar başkaları için üç beş ama sizin için kilometrelerce olabilir:)

Detay gibi gelebilir ama yanınıza çorap,tarak,dudak nemlendiricisi,deodorant,göğüs ucu kremi -bu apayrı bir yazının konusu- ve krem mutlaka alın. Ben çok üşürüm ya da işim garanti olsun derseniz hırka ya da sabahlık da alın.

Not 1:Bebek için ilk üç ay ne almalı ile ilgili yazımı şuradan okuyabilirisiniz.

Not 2: Bu konu uzar da uzar sormak istedikleriniz instagram hesabım @calisananneblog dan bana sorarsanız hemen yanıtlayabilirim.

Not 3:Hastanede giyerim diye aldığım tüm pijama ve gecelikleri oysho dan aldım,hala da severek kullanıyorum,tavsiye ederim.Etraftaki acayip bir sürü gecelik, pijama furyasından ve fahiş fiiyatlardan beni korudukları için de teşekkürü borç bilirim:)

Not 3: En kısa zamanda göğüs ucu kremi ile ilgili bir yazı paylaşıp,yaralarımla nasıl başa çıktığımı anlatacağım!

Not 4:Şu ikinci resme bayılıyorum.Bir gün çamaşır odası ya dagiyinme odası olan evim olursa duvarına asiciim.Buradan paylaşıp evrene mesaj yollamak istedim:)