0

Damdan Düşen Biri Anlatıyor

AYLİN Bebek bakımı sadece annenin üstüne kalırsa gerçekten çok yorucu ve yıpratıcı.Her ne kadar bunu hiçbir anne dile getirmek istemese bile beden dili ile bunu anlatır.Anlatır da kim anlar?Sık sık sinirlenip ağlama krizleri geçiriyorsanız,herşeyi unutup sürekli ne yapacağınızı hatırlamaya çalışıyorsanız,suçluluk duygusu sizin için süreklilik arz ediyorsa,hiçbir şeye yetemeyip artık kendinizi beğenmiyorsanız, buyurun sizi şuradan alayımJ

Bebeğe bakım veren kişi anneyse emzirmek için bebeğin sık uyanması ile bölünen gece uykuları gün içinde ev/iş telaşesi,akşam eş ya da diğer çocukla zaman geçirme derken kendini tamamen unutma halini alabilir.Böyle olmaması için size tavsiyelerim olacak.

Etrafta size yardım edebilecek en az bir kişi olmalı.Bu anneniz,teyzeniz,kayınvalideniz artık kim olursa.Bebeğinizi güvenle bırakıp yarım saat uyuyabileceğiniz ya da en yakın parka gidip sakin bir yarım saat geçirebilmenizi sağlamalısınız.Emin olun çok şey farkedecek.Yaşadığım şehirde hiç kimsem yok diyenlerdenseniz eşiniz ne güne duruyor?

Ne olursa olsun kendinizi ihmal etmeyin.Untumayın önce siz nefes almalısınız ki etrafınızdaki insanlara faydanız dokunsun.Ruh haliniz ne kadar iyi olursa bebek için o kadar iyi olur.Lohusalık depresyonu yeni annelerin en sık karşılaştığı sorunlardan biri maalesef.

Yetememe halinize gelince illa kuş kondurmanız gerekmiyor.Bebeğinize söylediğiniz bir ninni,arabasıyla birlikte yürüyüş yapmak,yatakta iki yuvarlanmakta bebeğinizi hoşuna gidecektir, emin olun.Bakmayın siz o “oyunlar oynuyoruz,saatlerce mutluluktan ölüyoruz” diyenlere.0-1 yaş arasındaki bebeğin dikkatinin dakikalar hatta bazen saniyeler olduğu bilimsel bir gerçeklik ben uydurmuyorum.

Katı gıdaya geçtiğinizde zorlanıyorsunuz öyle mi?Her anne zorlanıyor.Her çocuk belli yemekleri yiyip belli yemekleri yemiyor.Ayrıca miktar konusunda baskıcı olmayın.(Bir ara Daniel Gonzales’in kitabından da bahsetmeliyim)

İşe gidiyorsanız günü bölün.Yani bebeğiniz uyumadan herşeyi unutup ona vakit ayırın,o uyuduktan sonra diğer işleri organize edin.Yapılacak tüm işler –bebeğin banyosu,yemek,ütü- beyninizin içinde dönerken siz ne yaparsanız yapın zaten olmayacaktır.Öncelik sıralaması yaparsanız,anı yaşar ve keyif alırsınız.

Ve eğer imkanınız varsa haftada bir ev işleri için yardım alın.Eğer ücretli bir yardımcıya imkanınız yoksa yakınınızdan,o da yoksa eşiniz bebekle ilgilenirken siz de en pratiğinden halletmeye bakın.Unutmayın eviniz biraz tozlu olsa zararı olmaz, önemli olan zihninizin tertemiz olması!

Reklamlar
0

M.A.S Yani Mükemmel Anne Sendromu

2688DBİnstagramda takip ettiğim hemen her hesapta herkes çocuğu ile nasıl vakit geçirdiğini,ne muhteşem(!) oyunlar oynadığını,dünyanın en mutlu bebeğine sahip oldukları için ne kadar şanslı olduklarını anlatıp duruyor.Sanırım koca evrende bir benim bebeğim geceleri uyumuyor,her oyundan en fazla üç bilemedin beş dakika zevk alıyor,geceleri sık sık uyanıp meme istiyor,yemeğini de doğru düzgün yemiyor.Tüm bunlar yetmezmiş gibi sabahın yedisinden gece yarısına kadar sürekli hareket halindeyim ama ben de hep bir eksiklik duygusu yetememe hali.Saç baş desen en son ne zaman kuföre gittiğimi hatırlamıyorum. Eşimse kavgayı seyreden bakkal çırağı durumunda sessiz,yemekler yanık,ev dağınık.Galiba ben mükemmel bir anne değilim!Diye yazmamı bekliyorsanız yanılıyorsunuz.Çünkü ben etrafımdaki diğer tüm annelerden de benzer sızlanmaları duyuyorum.0-1 yaş arasında çocuğu olupta –yardım almaksızın- sürekli fönlü saçla gezip,çocuğuyla oyunlar oynayan,evinde harika yemekler yapan,eşiyle bebekten öncekinden daha sosyal olan çiftler görmüyorum.Gerçek hayatta işler biraz karmaşık.

Şu bir gerçek ki bebekler hayatlarının ilk üç ayı dışarıda olsalarda aslında anneye hala yapışık gibiler.Hal böyle olunca anne de kendini unutup/bırakıp hormonlarında etkisiyle bebeğine odaklanıyor.Dünyayı unutuyor.ikinci üç ay anne biraz daha rahatlıyor çünkü bebek yeni dünyayı keşfediyor,gözlemliyor.Bu arada anne de kendine bakıyor.Ama sonrası…Emekleme yürüme derken tam bir survıver!Bu dönemi yardımsız atlatmak çok zor.Bakın imkansız demedim zor dedim.Atlatırsınız tabi annelerimize kim yardım etti dediğinizi duyar gibiyim ama çok yıpranırsınız.Nedeni bir sonraki yazının konusu olsun.

Sana Bana Not:Bu resime bayılyorum.Evet sadece bir çocuğum var ama bazen halimiz tıpkı böyle oluyor.Tek fark çayını/kahvesini sukunetle yudumlayan “genelde” eşim oluyor!

Not 2:Resim Pascal Campion’un blogundan alınmıştır.

0

İmaginarium

DSC_0828Bu harika markayı çok kısa süre önce keşfettim.Keşfetmemle müptelası olmam da aynı ana denk düşer sanırım!Birbirinden eğlenceli ve bebek/çocuk dostu oyuncakları var.Sapanca seyahatimizde bahsettiğim güneşlik ve araç içi düzenleyici de Imagınarıum’dan.Güneşlik Emre’nin bir hayli ilgisini çekiyor.Yolculuk esnasında uykuya geçişte zorlandığında ya da artık beni hiç bir şey kesmez yeter dediğinde açıyorum, anında sakinleşiyor.Güneşi kesmesi tali kalıyor bunların yanında.

DSC_0796

Düzenleyici de benim için çok iyi oldu.Bezler,ıslak mendil,ağız silme mendilleri,diş kaşıyıcılar,oyuncak ıvır zıvır vs. dolduruyorum.Aradığım herşeye anında kolayca ulaşıyorum.

Deniz tatili öncesi Emre için termos çanta ve boyun yastığı da aldım.Termos çanta da çok işimize yaradı.Buz kasetleri ile yerleştirdiğim yoğurdu evden Asos’a kadar soğuk sakladı.Denize giderken içeceklerimizi içine doldurup kendimiz de faydanlandıkJBoyun yastığı ise şimdilik Emre’ye büyük bana küçük, yani beklemede!

Sana Not:Tavsiye ettiğim hiçbir ürün hediye değildir.

0

Emre’yle Gezmeler Vol.6 Tatil Başlasın Asos

IMG-20140816-WA0022Ve tüm kış hem kendim hem de Emre için hayalini kurduğumuz deniz tatili hazırlıklarına başladım.Her zamanki gibi liste yaparak bavula neyi koyup neyi koymadığımı kontrol ederek ilerledim. Zira bebekle bavul hazırlamanın ne kadar da kolay olduğunu(!) anneler iyi bilir.Yine kara yolunu tercih edeceğimiz için mesafe olarak çok uzağa gitmeden sakin bir kıyı aradık kendimize ve bulduk.

Benim daha önce gitmediğim Asos – Behramkale bu yıl ki deniz tatilimiz için ilk durağımız oldu. Dört gün olarak planladığımız seyahatimizde takdir edersiniz ki Emre’ye bol bol çamaşır ve bez aldım. Emrenin denize girmesi için şemsiyeli bir kayık/oyuncak alsak da  güneş ışığına maruz kalması kaçınılmaz. Doktorumuzun da tavsiyesi ile Bıodermanın elli koruma faktörlü güneş sütü ve güneş sonrası bakım sütünü de alıp bavulumuza attık. Gelin görün ki denize gidene kadar şapka almak aklıma gelmedi.Siz siz olun listenize şapkayı da eklemeyi unutmayın.Ek gıdaya geçtiğimiz için bir de yemek sorunumuz vardı. Günde iki öğün katı gıda yiyen Emre’ye sabahları gezen tavuk yumurtası yediriyorum. Ama tatilde bunu bulmak pek mümkün olmadığından –yanımda götürüp haşlatmak aklıma geldi ama abartmama kararı aldım- oteldekilerle idare ettik.İlk gün -yani yolculuk öncesi- sabah erken kalkıp yumurtasını haşlayıp yoğurduna karıştırdım. Sonra termos çantamıza buz kasetleri ile yerleştirdim. Ayrıca dört gün boyunca yetecek kadar mayaladığım yoğurdu da yanıma aldım. Yine gevelemesi için kendi pişiridiğim tuzsuz ekmeği de yiyecek çantamıza sıkıştırdım. Emre’nin akşam yemeği olarak tatil boyunca meyveli yoğurt vermeyi planladığımdan cam rende ve kendi bahçemizin meyvelerini de yanıma aldım. Araç içi oyuncak durumunu kontrol edip,bir kısımını değiştirdim.Malumunuz bebeklerde aynı oyuncaklardan bir süre sonra sıkılabiliyor. Telefonumda ninni uygulaması,full şarj,bolca deniz kum güneş hayali ile yola çıktık. Yaklaşık dört saat süren keyifli bir yolculukla kalacağımız Troy Otel’e vardık.Troy Otel sade,az müşterisi ve kendine has plajı olan –bu ikisi tercih nedenimizdi- eski bir otel.

Sabah erkenden uyanıp Emre’yle şöyle bir sahile uzanıp geldikten sonra kahvaltımızı yapıp uyuduk.Size tavsiyem bebek arabası kullanarak tatile çıkacaksanız alt kattaki odalardan rezerve yaptırmanız ve bunu da özellikle oteli arayıp belirtmeniz.Otelde sadece kahvaltı olduğu için öğlen ve akşam yemekleri için yakın yerlere giderek etrafı da dolaşma fırsatımız oldu.Dolaşırken maalesef etrafın bebek/engelli arabası için ne kadar uygunsuz olduğunu bir kez daha üzülerek anladık.Çok yüksek beklentimiz ve değişik taleplerimiz olmadığı için otelden memnun kaldık.Personelin güleryüzü,denizin çarşaf gibi olması da memnuniyetimizi kat kat artırdı diyebilirim.

Kendime not1:Yaz bitse bile çantamın en dibinde muska niyetine bir şapka attım.

Kendime not2:Nolursa olsun seyahat ütümü yanımda ayrımamaya karar verdim.

0

Bakım Çantamız

DSC_temizlik kiti

Trabzon seyahatinde yaptığımız yayla gezisinden bahsetmiştim.Bu gezinti sonrası basınç farkı ve rüzgardan burnu tıkanan Emre için bahsettiğim aspiratör bu.Doktorumuz farklı modeller olsa da bunu almamızı önerdi.Minik bir kutu içinde taşıdığım bu aspiratör ve yedek uçları artık nereye gitsek çantamızda.Tıkanıklık varsa açmak için serum fizyolıjik ve her an ölçebilmem için bir derecede yanımda elbette.Size tavsiyem bir gece dahi olsa konaklayarak gideceğiniz her yere bunun gibi küçük bir bakım kitini çantanızdan ayırmamanız.

0

Emre’yle Gezmeler Vol.5

pınar abla2Emre’yle bir sonraki yolculuğumuz çooooooook uzun bir kara yolculuğuydu. Elimizde olmayan nedenlerden dolayı bu şekilde gerçekleşen bu maceramızı size anlatmayayım. Tek önerim bebeğinizle/çocuğunuzla bu kadar uzun saatli kara yolculuğunu hatta hiçbir seyahati denemeyinJ

Varış noktamız olan Trabzon’da gittiğimiz bir yayla bizi çok keyiflendirse de Emre için bu da çok yorucu oldu. Size tavsiye çocukların ani hava değişimleri için yanınızda ilaç,burun aspiratörü ve doktorunuzun telefonunu mutlaka bulundurun. Şimdi bakınca elimizde “güzel” fotoğraflar olsa da sonraki günlerde Emre’nin yaşadığı burun tıkanıklığı ben de fazlasıyla vicdan azabı olarak geri dönmüştü. Emziriyor olmam ve doktorumuzla sürekli iritbat halinde olup gün gün durumuna göre ilaç kullanmamız –sadece iki gün ilaç kullandık- hasta olmadan atlatmamızı sağladı.Her seyahat keyif için yapılmıyor. Mecburi olanları da bebeğimiz/çocuğumuzla yapmamız gerektiğinde onlar için koşulları revize edebilmeliyiz. Umarım böylesi bir yolculuğu tekrarlamamız gerekmez.

Not:Fotoğraf 2000 küsur rakımda Erikbeli Damaltı Yaylası

4

Emre’yle Gezmeler Vol.4 Güral Sapanca

DSC_0459Emre’yi gezmelere yavaş yavaş hazırlamak için her seferinde mesafeyi biraz uzun tuttuk. Bu seferki durağımız yaklaşık üç saat bir yolculuk sonrası vardığımız Sapanca. Bu seyahat için biraz daha teknik hazırlandık diyebilirim.Şöyle ki,yolculuğa çıktığımızda Emre beş aylıktı ve hala emmeye devam ediyordu. Yolda rahatça emzirebilmem için arabanın arka camlarına film çektirdik. Mevsimin Haziran olması ve güneşin kendini artık iyice belli etmesi nedeniyle Emre’nin camına harika bir güneşlik aldım ki bu apayrı bir yazının konusu diyebilirim.Güneşliğin müzikli ve hareketli olması her seyahatimizde çok işimize yaradı.Kendi oturduğum koltuğa da araç içi düzenleyici alarak her an çantanın içinde bir şeyler aramaktan,bulamayıp çıldırmaktan sonra da çantayı dökmekten kurtuldum.

Herneyse yola çıktığımız saati Emre’nin uyku saatine denk getirdik.Yolun tamamında uyuyarak bize çok keyifli bir yolculuk yaşattı kendileri. Otelimiz Güral Sapanca yeşillikler ve ormanın içinde tertemiz doğası olan bir yerde.

DSC_0460Güral Sapanca’nın spa merkezine on dört yaş altı kabul edilmediğinden Emre’yle suda oynama hayallerimizi deniz tatiline erteledik.Bebeğimiz olduğunu söylediğimiz halde odamıza park yatak koymamışlardı.Ama gidince hemen bu sorunu halletiler.Sadece merdivenlerin bir kısmı bebek arabası/engelli rampası ile uyumluyken bir kısmının öyle olmadığını görmek hayal kırıklığı yarattı.Ayrıca Güral Sapanca’nın dillere destan restoran menüsünde  –gerçekten öyle- bebek menüsü olmadığını da belirtmekte fayda var.Emre o dönem tam olarak ek gıdaya geçmediği için sorun yaşamadık.Bunun dışında doğası,yürüyüş parkurları ile Güral Sapanca övgüyü hakediyor.Ayrıca dışarıda çocuk havuzu ve kaydırakların olması çocuklu aileler için keyifli vakitler vaadediyor diyebilirim.Siz de gitmeyi düşünürseniz –özellikle bir yaş altı bebeği olan anneler- spasında masaj yaptırmadan dönmeyin.Nasıl iyi geliyor anlatamam!